Assos’ta akşamın gelişi yavaş olur. Gün boyu turkuaz görünendeniz, güneş ufka yaklaşırken ağır ağır koyulaşır. Sahildeki hareket azalır, rüzgar hafifler ve Kadırga Koyu’nun o tanıdık sakinliği gelir. Güneşin telaşı bittiğinde geriye yalnızca denizin sesi ve ufuk çizgisi kalır.
Tam o sırada gözünüz ister istemez karşı kıyıya kayar.
Ufukta bir ada belirir. Çok uzak değildir ama yine de başka bir dünyaya ait gibi görünür. Burası Midilli Adası’dır. Assos’tan bakıldığında neredeyse elinizi uzatsanız dokunabilecek kadar yakın görünür.
Ama asıl büyü akşam çöktüğünde başlar.
Güneş tamamen battığında Midilli artık yalnızca karanlık bir siluet değildir. Karşı kıyıda küçük ışıklar birer birer yanmaya başlar. Önce birkaç tane… sonra biraz daha… derken bütün kıyı boyunca sarı ışık noktaları belirir. Denizin karanlığı içinde bu ışıklar sanki suyun üzerinde asılı duran yıldızlar gibi görünür.
İşte Assos’ ta bazı akşamlar böyle geçer. İnsan bir süre sonra fark etmeden o ışıklara bakmaya başlar.
Karşı kıyıda kimler var acaba?
Belki bir aile akşam yemeği için masaya oturuyordur. Belki bir balıkçı teknesi limana dönüyordur. Belki bir kafede insanlar sohbet ediyordur. Arada yalnızca birkaç kilometrelik deniz vardır ama hayat iki kıyıda aynı ritimde akıyormuş gibi hissedilir.
Egeni iki yakası aslında birbirine çok benzer. Aynı rüzgar eser, aynı zeytin ağaçları yetişir, aynı deniz kokusu kıyılara yayılır. Masalarda zeytinyağı vardır, balık vardır, sohbet vardır. Bir yanda rakı, diğer yanda uzo… ama hikayeler neredeyse aynıdır.
Bu yüzden Assos’tan Midilli’ye bakmak yalnızca bir manzara değildir. İnsan bazen o ışıklara bakarken iki kıyı arasındaki görünmez bağları düşünür. Yıllardır bu denizi geçen tekneleri, aynı kıyılarda yaşayan insanları, paylaşılan müzikleri ve yemekleri…
Bir yaz akşamı sahilde oturan bir misafirimiz uzun süre karşı kıyıya bakmıştı. Bir süre sonra gülümseyerek şöyle demişti:
İnsan o ışıklara bakınca merak ediyor… karşı kıyıda şu an hayat nasıl acaba?
Belki de Assos’un en güzel taraflarından biri tam olarak budur. Burada bazen yapılacak en iyi şey hiçbir şey yapmamaktır. Sadece oturmak, denize bakmak ve düşüncelerinizi rüzgara bakmak.
Assos Park Hotel’ de akşam saatlerinde sahile indiğinizde bu manzara daha da belirgin olur. Günün sıcaklığı yerini serin bir Ege akşamına bırakırken deniz sessizleşir. Gökyüzü kararmaya başlar ve ufukta Midilli’nin ışıkları görünür.
Bazı misafirler bu saatlerde sahilde yürümeyi sever. Bazıları ise iskelede oturup dalgaların sesini dinler. Konuşmalar yavaşlar, zaman biraz daha sakin akmaya başlar.
Assos’ta bazı akşamlar vardır ki, insanın gerçekten konuşmaya ihtiyacı kalmaz.
Deniz anlatır.
Rüzgar anlatır.
Ve ufukta yanan karşı kıyının ışıkları…
Onlarda sessizce kendi hikayesini anlatır.
Assos Park Hotel’ de bazı akşamlar böyle geçer, denize bakarak, rüzgarı dinleyerek ve karşı kıyının ışıklarıyla sessizce konuşarak.
Total Blog Posts: 157