Assos tarihi ve kulturel miras
Assos’a gelenlerin çoğu ilk olarak denizi fark eder. Masmavi Ege, taş evler, Athena Tapınağı’nın silueti… Ama biraz dikkatli baktığınızda bu gölgenin gerçek sahipleri aslında zeytin ağaçlarıdır.
Ege’nin en etkileyici köşelerinden biri olan Assos Behramkale, çoğu kişi için antik tapınaklar, taş sokaklar ve zeytin ağaçlarıyla anılır. Oysa bu kasabanın sessiz ama derin bir mirası daha vardır. Dar sokaklarda, taş evlerin kapı önlerinde ya da küçük dükkanların içinde karşınıza çıkan el dokuması olan Yörük halıları… Assos’u özel kılan detaylardan biride budur.
Assos Antik Kenti’nin en etkileyici ve en iyi korunmuş kalıntılarından biri kesinlikle surlardır. Assos surları kente yaklaşırken insanın ilk fark ettiği yapılardan biridir. Surların büyük bir bölümü M.Ö. 4.yüzyıla dayanır. Kenti çepeçevre saran 3200 metreye varan uzunluğunda ve yer yer 20 metreye varan yüksekliğinde bir duvar olarak günümüze kadar gelmiştir. Manzarası Athena Tapınağı kadar etkileyicidir.
Assos denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak tepede yükselen Athena Tapınağı gelir. Oysa tapınaktan aşağı doğru baktığınızda gözünüze çarpan o küçük, taş evlerle çevrili koy Assos Antik Liman.
Apollon Smitheus Tapınağı, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar Beldesinde yer alır. Assos’a yaklaşık 26 kilometre mesafedeki bu antik yapı M.Ö. 2.yüzyıla tarihlenir ve Anadolu’daki İon düzeninin dikkat çekici örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Ege’nin en güzel koylarından birine bakan, volkanik bir tepenin yamacına kurulmuş bir antik kent düşünün. Adı Assos. Behramkale köyü’ nün taş evleri arasında dolaşırken bir anda kendini M.Ö. 4.yüzyılda bulursun. İşte tam bu yürüyüş sırasında, Athena Tapınağı’ndan aşağı inen patikada karşına çıkan yer Agora’dır. Antik dönemde kentin merkeziydi.
Total Blog Posts: 86