Bilim insanları, kokuların hafızayla güçlü bir bağı olduğunu söylüyor. Bu yüzden yıllar sonra duyduğunuz tanıdık bir koku sizi hiç beklemediğiniz bir ana götürebilir.
Tatil planı yaparken yeni yerler keşfetmek isteriz. Daha önce gitmediğimiz bir sahil, farklı bir şehir ya da sosyal medyada gördüğümüz yeni bir rota ilgimizi çeker. Ancak birçok insanın yıllar içerisinde tekrar tekrar aynı yere gitmeyi tercih ettiğini görürüz.
Assos denince ilk akla deniz, tarih ve taş sokaklar gelir. Oysa burada bambaşka bir güzellik var ki o da gökyüzü... Büyük şehirlerde yüksek binalar, yoğun ışıklar ve sürekli koşuşturma içerisinde olduğumuzdan başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmayı unutuyoruz. Assos’ta ise durum biraz farklı işliyor. Burada akşam olduğunda gözler kendiliğinden gökyüzüne dönüyor.
Bazı koylar vardır ki yol tabelalarında adını görmezsiniz. Bazı kıyılar vardır ki arabayla ulaşmak neredeyse mümkün değildir. Kayalıkların arkasına saklanmış küçük koylar, yalnızca denizden yaklaşınca ortaya çıkar. İşte bu yüzden Assos’u gerçekten keşfetmek isteyenler için tekneyle yapılan küçük yolculuklar bambaşka bir deneyim sunar.
Ayvacık tarafında, zeytin ağaçlarının ve sakin Ege havasının arasında yer alan Ahmetçe, ilk bakışta büyük iddialarla karşılamıyor insanı. Belki de etkileyici tarafı tam olarak budur.
Assos’ta tatil yapanların çoğu, bir noktada ufka bakarken aynı şeyi düşünür. Karşıdaki ada hangisi acaba? Midilli (Lesvos). Ve evet... düşündüğünüz kadar uzak değil.
Total Blog Posts: 190