Islak toprağın kokusu çocukluğunuzdaki bir bahçeye, yeni demlenmiş kahve yıllar önce oturduğunuz bir masaya, deniz kokusu ise çoktan bitmiş bir tatile götürebilir sizi.
Belki de bu yüzden Assos’u yalnızca gördüklerimizle anlatmak biraz eksik kalıyor.
Üstelik sonbahar geldiğinde sanki hepsi biraz daha belirginleşiyor.
Yağmurdan Sonra Toprak
Yaz boyunca güneşin altında kalan toprak, sonbaharın ilk yağmurlarıyla bambaşka kokmaya başlar.
Özellikle Assos çevresindeki köy yollarında, zeytinliklerin arasında ya da Behramkale tarafında yürürken bunu fark etmemek mümkün değil.
Toprağın üzerine düşen yağmurun ardından burnumuza gelen o tanıdık koku...
Bilim insanlarının ‘’petriko’’ adını verdiği bu kokunun insanda neden bu kadar güçlü bir his uyandırdığı ayrıca konuşulabilir. Ama bazen bilmekten çok hissetmek de güzeldir.
Yazın sıcak ve kuru havasından sonra toprak yeniden kendini hatırlatır.
Zeytinliklerin de Bir Kokusu Var
Sonbahar Kuzey Ege için yalnızca havaların serinlemesi anlamına gelmez.
Zeytin zamanı yaklaşır.
Yaz boyunca manzaranın bir parçası gibi gördüğümüz zeytin ağaçları bu kez ön plana çıkar.
Zeytinliklerin arasında yürüdüğünüzde yaprakların, toprağın ve meyvenin birbirine karışan kendine özgü has kokusu vardır. Hasat başladığında bu kokuya başka kokular da eklenir.
Toplanan zeytinler...
Kasalar...
Yeni sıkılan zeytinyağı...
Kuzey Ege’de yaşayanlar için sonbaharın kokularından biri de budur.
Belki bir şişe zeytinyağını sofraya koyduğumuzda bütün bunları düşünmyoruz. Oysa o yağın arkasında bir mevsim, bir emek ve yüzyıllardır devam eden bir kültür vardır.
Deniz Sonbaharda Başka Kokar mı?
Aslında deniz aynı deniz.
Ama çevresindeki her şey değiştiği için bize farklı gelir.
Yazın güneş kremi, plaj çantaları, kalabalık masalar ve sıcak hava arasında fark etmediğimiz deniz kokusu, sonbaharda daha yalnız kalır.
Kadırga Koyu'nun kıyısında yürürken havadaki tuzu daha kolay fark edersiniz.
Serinleyen hava, kıyıya gelen dalgalar ve rüzgar...
Belki deniz sonbaharda daha fazla kokmuyordur.
Biz onu daha iyi duyuyor, daha iyi hissediyor olabiliriz.
Bir Yerden Odun Kokusu Gelir
Sonbaharın en güzel taraflarından biri de akşamlarının değişmesidir.
Güneş daha erken çekilir. Hava serinler. İnce bir hırka aramaya başlarsınız.
Köylerin arasından gezerken bazen bir bacadan çıkan dumanı görürsünüz. Bir yerlerde odun yakılmıştır.
O koku, birkaç saniyede mevsimi değiştirir.
Az önce deniz kenarındasınızdır; biraz sonra burnunuza gelen odun kokusuyla ekimin ortasında olduğunuzu hatırlarsınız.
Assos'un sonbaharı biraz da böyle geçişlerden oluşur.
Deniz oradadır ama yaz artık geride kalmaya başlamıştır.
Sonra Bir Mutfaktan Güzel Bir Koku Gelir
Kokuların belki de en iştah açıcı olanları mutfaktan gelir.
Zeytinyağında pişen bir yemek, fırından yeni çıkan ekmek, demlenen çay, kahve...
Bazen ne piştiğini bilmenize bile gerek yoktur. Güzel bir yemek kokusu size yalnızca acıktığınızı değil, birazdan bir masaya oturacağınızı da hatırlatır.
Assos Park Hotel'de de sofranın hikayesi yalnızca tabak masaya geldiğinde başlamaz.
Bazen daha masaya oturmadan başlar.
Mutfaktan yayılan kokular, hazırlanan zeytinyağlılar, Ege otları, balıklar ve sofraya gelecek sıcak yemekler...
Sabah ise başka kokular vardır.
Yeni demlenen çay, kahve, kahvaltı için hazırlananlar...
Tatilde bazı sabahları yataktan kaldıran şey alarm değil, aşağıdan gelen kahvaltı kokusu olabilir.
Koku Neden Bu Kadar Çok Hatırlatır?
İlginç olan şu ki bir tatilden döndüğümüzde yanımızda pek çok şey getiririz.
Fotoğraflarımız vardır.
Belki küçük bir hediyelik eşya almışızdır.
Telefonumuzda videolar birikmiştir.
Ama kokuları yanımıza alamayız.
Sonra aylar geçer.
Yağmur yağar ve toprak kokar.
Bir restoranda önünüze iyi bir zeytinyağı gelir.
Ya da deniz kenarında serin bir rüzgar yüzünüze vurur.
Bir anda Assos'u hatırlarsınız.
Üstelik yalnızca Assos'u değil.
O gün yanınızda kimin olduğunu, nerede oturduğunuzu, ne konuştuğunuzu bile...
Kokuların garip bir gücü vardır.
Unuttuğumuzu sandığımız anları hatırlatır.
Belki Sonbaharda Assos Daha Çok Kokmuyordur
Sonbaharda ise hayat biraz sadeleşir.
Kalabalık azalır.
Hava serinler.
Yağmur toprağa dokunur.
Zeytinliklerde başka bir telaş başlar.
Akşamları bir yerlerden odun kokusu gelir.
Denizin tuzu havada kalır.
Mutfakta yemek pişer.
Biz de bütün bunları fark edecek kadar yavaşlarız.
Bu yüzden bir sonbahar günü Assos'taysanız yalnızca etrafınıza bakmayın.
Gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın.
Çünkü yıllar sonra Assos'u size yeniden hatırlatacak şey, çektiğiniz en güzel fotoğraf olmayabilir.
Belki yağmurdan sonra yükselen toprak kokusu olur.
Belki zeytin.
Belki deniz.
Belki de Assos Park Hotel'de bir akşam, sofraya daha oturmadan mutfaktan gelen o güzel koku...
Ve insan bazı yerleri yalnızca gördüğü için değil, bütün duyularıyla hatırladığı için özler.
Total Blog Posts: 220