Assos çevresinde gezilecek yerler denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak Athena Tapınağı, Behramkale’nin taş sokakları ya da Kadırga Koyu gelir. Oysa bu coğrafyanın güzelliği yalnızca herkesin bildiği duraklardan ibaret değildir. Bazen haritalarda ismi küçük yazılmış bir köyün yakınında, bazen zeytin ağaçlarının arasındaki eski bir patikanın sonunda, yıllardır sessizce ayakta duran yapılarla karşılaşırsınız.
İşte Uzunalan Su Kemeri de onlardan biri.
Gösterişli tabelaları olmayan, kalabalık turist guruplarının uğramadığı bu yapı, Assos çevresinde keşfetmeyi sevenler için küçük ama etkileyici bir ayrıntı sunuyor. Buraya geldiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey, tarihin sessizliği oluyor. Yüzlerce yıl önce insanların suyu kilometrelerce uzağa taşımak için kurduğu sistemin küçük bir parçası, bugün hala doğanın içinde varlığını sürdürüyor.
Tarihin Sessiz Tanığı
Uzunalan Su Kemeri, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Uzunalan Köyü sınırlarındaki Sırıklık Mevkii’nde yer alıyor. Yapının dere yatağı üzerine kayrak taşı ve harç kullanılarak inşa edildiği, yakınındaki başka bir su yapısıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Yapılan envanter çalışmalarına göre kemer Geç Bizans Dönemi’ne tarihlendiriliyor ve 2020 yılında ise kültür varlığı olarak tescil edilmiş durumda.
Bugün ise geriye yalnızca bir bölümü kalmış olsa da, ayakta duran taşlar bile buranın sıradan bir köprü olmadığını hissettiriyor.
Bir Su Kemeri Neden Yapılırdı?
Eskiden yerleşim yerlerinin en büyük ihtiyaçlarından biri temiz suya ulaşmaktı. Kaynaklardan çıkan su, eğim hesapları yapılarak kilometrelerce uzağa taşınırdı. Bunun için bazen kanallar açılır, bazen de vadilerin üzerinden geçebilmek amacıyla kemerler inşa edilirdi.
İnsan burada durup şunu düşünmeden edemiyor:
Bugün sessiz olan bu vadide, yüzyıllar önce su hiç durmadan akıyordu.
En Güzel Tarafı Kalabalık Olmaması
Bazı tarihler yapılar vardır; etrafı hediyelik eşya dükkanlarıyla çevrilidir, fotoğraf çekmek için sıra beklersiniz. Uzunalan Su Kemeri öyle bir yer değil.
Burada duyacağınız sesler rüzgar, kuşlar ve uzaktan gelen cırcır böcekleri olacak. Taşların arasında dolaşırken zaman zaman kendinizi küçük bir keşif yapıyormuş gibi hissedersiniz.
Yolun Kendisi Güzel
Assos çevresinde arabayla yapılan kısa yolculukların en güzel tarafı, varış noktasından çok yolu kendisidir.
Zeytinlikler, küçük köyler, kıvrılarak ilerleyen yollar ve Kuzey Ege’nin eşsiz manzarası... Uzunalan’a doğru ilerlerken bu eşsiz manzara size eşlik ediyor. Acele etmeden yapılan bir yolculuk, bazen varacağınız yer kadar keyifli olabiliyor.
Büyük Bir Ören Yeri Beklemeyin
Uzunalan Su Kemeri’ni ziyaret etmeyi düşünüyorsanız beklentinizi doğru tutmak önemli. Burası restore edilmiş bir antik alan değil. Gişeler, yönlendirme tabelaları ya da uzun gezi rotaları beklememek gerekiyor.
Aslında tam da bu yüzden etkileyici.
Çünkü karşınızda, doğanın içinde yıllardır sessizce duran gerçek bir tarih parçası var.
Keşfetmenin Keyfi
Bugün seyahat ederken çoğumuz aynı yerleri görüyoruz. Aynı fotoğraf noktaları, aynı kafeler, aynı rotalar.
Oysa bazen tatilin en güzel anısı, internette çok az kişinin bildiği küçük bir keşif oluyor.
Uzunalan Su Kemeri de böyle bir durak. Belki yalnızca birkaç dakika vakit geçireceğiniz bir yer ama dönüş yolunda ‘iyi ki uğramışız’ dedirtecek kadar farklı.
Assos Tatiline Farklı Bir Rota Eklemek İsteyenlere
Assos çevresini sadece denizden ibaret görmeyenler için bu tür küçük keşifler tatili daha da zenginleştiriyor. Sabah Kadırga Koyu’un serin sularında yüzüp, günün ilerleyen saatlerinde çevredeki tarihi izleri keşfetmek Kuzey Ege’nin en güzel yanlarından biri.
Günü tamamladıktan sonra yeniden deniz kıyısına dönmek ise bambaşka bir his. Kadırga Koyu’nda yer alan Assos Park Hotel, denize sıfır konumu, taş mimarisi ve zeytin ağaçlarıyla çevrili bahçesiyle bu keşiflerin ardından dinlenmek için huzurlu bir ortam sunuyor.
Belki Assos’un en büyük sürprizi de budur.
En güzel hikayeler bazen en büyük antik kentlerde değil, yol kenarında sessizce bekleyen birkaç taşın arasında saklıdır.
Total Blog Posts: 190