Assos’un Sessiz Sakinleri: Görmeden Geçtiklerimizin Hikayesi (Fauna ve Flora Günlüğü)

Assos’un Sessiz Sakinleri: Görmeden Geçtiklerimizin Hikayesi (Fauna ve Flora Günlüğü)

Bazı yerler vardır, kendini hemen göstermez. Ne yüksek sesle konuşur ne de dikkat çekmeye çalışır. Sadece oradadır.

Assos’un da böyle bir tarafı var. İlk bakışta deniz, taş evler, rüzgar… Ama biraz zaman geçince gözün başka şeylere takılmaya başlar. Bir dalın ucunda kıpırdayan bir yaprak. Taşların arasından hızla geçen küçük bir gölge. Rüzgarla birlikte yayılan keskin bir kekik kokusu.

Sabahın Sahipleri

Gün henüz tam başlamamışken, ortalık aslında çoktan hareketlenmiştir. İnsan sesi yoktur ama boşlukta yoktur. Bir yerden ince bir ötüş yükselir. Sonra bir başkası cevap verir. Ağaçların arasındaki bu küçük haberleşme günün ilk ritmini oluşturur. Bülbül, kira kuşu, sığırcık gibi küçük ötücü kuşların sohbetine eşlik edersiniz. Uzaktan martıların çığlıkları eşlik eder.

Özellikle Kadırga Koyu çevresinde sabah yürüyüşüne çıktığında bu sesler daha da belirginleşir. Dikkat etmeden yürürsen fark etmezsiniz. Ama bir an durun ve dinleyin, sabahın aslında hiç sessiz olmadığını anlarsınız.

Güneş Yükselirken

Kekik, adaçayı, yabani nane i biberiye ve defne gibi bölgeye özgü yabani otlar, sıcakla birlikte kendini daha net hissettirir.

Assos’un bitki örtüsü doğallığını hala koruyan nadir yerlerden biridir. Burası bir bahçe gibi düzenli değildir. Daha çok kendi karar veren bir düzene sahiptir. Ve bu düzensizlik garip şekilde kusursuz görünür.

Taşların Arasında

Assos’un taşları sadece geçmişi taşımaz. Bugünü de gösterir. Bir duvarın kenarında aniden hareket eden kertenkele…  Göz açıp kapayana kadar kaybolur. Bir kelebeğin kısa konaklaması sonra hemen havalanır. Assos’ta yaşayan bu küçük canlılar, doğanın en sessiz parçalarıdır. Hiçbiri uzun süre görünmez. Onları fark etmek biraz şans, biraz da dikkat ister.

Kıyıya Yaklaşınca

Kadırga Koyu berraklığı ile meşhurdur. Denize bakınca genelde yüzey görülür. Parlayan ışık, dalgaların ritmi. Ama biraz eğilip suyun içine baktığınızda bambaşka bir dünya vardır. Küçük balıklar sürü halinde hareket eder. Bir anda yön değiştirirler, sonra tekrar dağılırlar. (Sargoz, lipsoz, karagöz gibi kıyı balıkları da görünür). Berrak suda deniz kestaneleri, küçük yengeçler ve bazen mürekkep balığı yavruları bile fark edilir. Kıyıya vuran her dalga, aslında bir şey getirir ve bir şey götürür. Kumun altı devamlı değişir. Assos’ un denizi sadece serinlemek için değil, aynı zamanda gözlemlemek için de bir alan sunar. Hiçbir şey sabit değildir ama her şey yerli yerindedir.

Fark Edilen Küçük Bir Detay

Assos’ta zamanın yavaşladığı çok söylenir. Ama belki de mesele zaman değildir. Belki sadece ilk kez gerçekten bakıyorsunuzdur. Normalde önünden geçip gideceğin şeyler, burada durmanı sağlar. Bir yaprak, bir ot, bir ses…

Assos Park Hotel’ in bahçesinde bile bunu fark etmek mümkündür. Zeytin ağaçlarının altında otururken, aslında etrafının hiç de boş olmadığını hissedersin. Bunlar büyük anlar değildir. Huzurlu anlardır.