Mayıs ayının en anlamlı günlerinden biri olan 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Türkiye’de her yıl büyük bir gurur ve coşkuyla kutlanır. Bu özel gün, sadece bir bayram değil; aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolun başlangıcını simgeler.
Assos’a ilk kez gelenlerin en çok söylediği cümlelerden biri genellikle şudur: Denizin rengi neden bu kadar turkuaz? Gerçekten de Assos ve özellikle Kadırga Koyu çevresinde denizin rengi, Türkiye’nin birçok sahiline göre daha açık, daha berrak ve turkuaza yakın tonlarda görünür. Bunun tek bir sebebi yoktur. Assos’un coğrafi yapısı, deniz tabanı, rüzgarlar ve bölgenin doğal yapısı bir araya gelerek bu özel rengi ortaya çıkarır.
Çoğumuz için sessizlik artık nadir bir durum. Evde televizyon açık. Sokakta trafik sesi. Telefonda bildirimler. Sosyal medyada sürekli bir akış… Günün sonunda yoruluyoruz ama neden yorulduğumuzu tam olarak anlamıyoruz. Çünkü bu fiziksel değil, zihinsel bir yorgunluk.
Assos denildiğinde çoğu kişinin aklına Athena Tapınağı, antik liman ve Behramkale’nin taş sokakları gelir. Ancak bu küçük Ege yerleşimi, yüzeyde görünenin çok daha ötesinde bir tarihe sahiptir. Assos’un geçmişi sadece antik kalıntılarla değil, felsefeden ticarete, jeolojiden mimariye kadar birçok farklı hikayeyi içinde barındırır.
Bu eski Anadolu atasözü, Mart ayını anlatmanın belki de en güzel yollarından biridir. Çünkü Mart, tam olarak ne kış ne de bahardır. Bir güneş açar, insan baharın deldiğini sanır. Ertesi sabah sert eser, hava yeniden soğur ve kışın henüz tamamen gitmediğini hatırlatır.
8 Mart, dünyanın birçok yerinde kadınların emeğini ve mücadelesini hatırlamak için önemli bir gün. Ama bazı yerlerde kadın emeği yalnızca bir gün değil, hayatın her günü hissedilir.
Total Blog Posts: 160