Aralık ayı geldiğinde Assos bambaşka bir yere dönüşür.
Yazın kalabalık olan Kadırga Koyu sessizleşir. Sahildeki şezlonglar toplanmıştır., restoranların bir kısmı kapanmıştır, sokaklarda artık yazın o hareketli adımlar yoktur. Rüzgar biraz daha sert eser, denizin rengi biraz daha koyulaşır.
Burası yalnızca bir tatil yeri değildir. Assos mevsimlerle birlikte yaşayan bir yerdir. Yazın hareketli, sonbaharda sakin, kışın ise meditasyon yapar gibi bir sakinliğe bürünür.
Aralık ayında Assos’a gelen biri ilk olarak sessizliği fark eder.
Behramkale’nin taş sokaklarında yürürken ayak sesleri daha net duyulur. Athena Tapınağı’nın çevresinde artık kalabalık turist gurupları yoktur. Rüzgar bazen sütunların arasından geçerken uğultu gibi duyulur.
Aşağıda Kadırga Koyu ise tamamen başka bir atmosfere sahiptir.
Deniz hala aynı denizdir ama kimse yoktur. Yazın yüzlerce insanın yüzdüğü o berrak su, şimdi sadece dalgaların sesiyle hareket eder. Sahilde yürüyen birkaç kişi, belki balık tutan bir yerli, bezen de sadece martılar.
Bu kadar sessizlik ilk başta çok garip gelebilir.
Ama biraz zaman geçirdiğinizde bunun aslında Assos’un en doğal hali olduğunu fark edersiniz.
Çünkü doğada kışın dinlenir.
Kaz Dağları’ndan gelen rüzgar daha güçlüdür. Zeytin ağaçlarının hafif hafif titreşir. Gökyüzü bezen gri, bazen berrak olur.
Aslında Aralık ayında Assos’ta hayat tamamen durmuş değildir.
Sadece ritmi değişmiştir.
Köyde yaşayan insanlar günlük işlerine devam eder. Zeytin hasadı yapılır, odunlar hazırlanır, kış için küçük hazırlıklar yapılır.
Bu dönem Assos’u gerçekten tanıyanların sevdiği bir dönemdir.
Sessizlik burada boşluk anlamına gelmez. Tam tersine doğanın kendini yenilediği bir zamandır.
Bizim içinde öyledir.
Çünkü yazın hareketli geçen sezonun ardından Assos Park Hotel’ de kış ayları bir dinlenme değil, aslında hazırlık dönemidir.
Misafirlerimiz yazın otelde konaklarken gördükleri pek çok şeyin arkasında aslında kış aylarında yapılan uzun uzun bir hazırlık süreci vardır.
Bahçe düzenlenir.
Yazın gölge veren zeytin ağaçlarının bakımı yapılır. Bitkiler budanır, yeni fidanlar dikilir. Baharın geldiğinde bahçenin yeniden canlanması için küçük ama önemli dokunuşlar yapılır.
Odalar tek tek kontrol edilir.
Mobilyalar, tekstiller, küçük detaylar… Bir misafirin belki fark etmeyeceği ama konforu doğrudan etkileyen her şey gözden geçirilir.
Restoran mutfağında yeni sezon için küçük fikirler konuşulur.
Hangi yeni tatlar menüye ekleyebiliriz? Yazın misafirlerimizi şaşırtacak küçük dokunuşlar neler olabilir?
Kısacası, Assos kışın sessiz görünse de aslında içten içe hazırlanır.
Tıpkı doğa gibi.
Belki de Assos’un kış hali bize küçük bir şeyi hatırlatır.
Her şeyin bir ritmi vardır.
Yaz hareket içindir.
Kış ise dinlenmek ve yeniden hazırlanmak.
Biz Assos Park Hotel’ de yazı beklerken aslında tam olarak bunu yapıyoruz. Bahçeyi, mutfağı, odaları ve küçük detayları yaza hazırlıyoruz.
Ama en önemlisi…
Assos’un bu sessiz kış günlerinin tadını çıkarıyoruz.
Çünkü birkaç ay sonra yaz yine gelecek… Sahiller tekrar hareketlenecek, kahvaltı masaları dolacak, denizde çocukların sesleri duyulacak.
Ve biz o gün geldiğinde hazır olmak istiyoruz.
Ama şimdilik…
Assos kış uykusunda.
Total Blog Posts: 86