Assos’ta Ot Toplama Kültürü Bahar ve Sonbaharın En Eski Geleneği

Assos’ta Ot Toplama Kültürü Bahar ve Sonbaharın En Eski Geleneği

Assos’a ilk kez gelen birçok kişi bölgenin güzelliğini deniz, taş evler ve antik kentlerle anlatır. Athena Tapınağı’ndan görünen Ege manzarası, Behramkale’nin dar sokakları ya da Kadırga Koyu’nun berrak suyu gerçekten büyüleyicidir. Bu muazzam manzaraların yanı sıra doğanın sofraya uzanan hikayesi vardır.

Yıllardır bu bölgenin insanı çevrelerinde yetişine yabani otları tanımış, toplamış ve sofralarına taşımıştır. Assos ve çevresinde ot toplama kültürü bölgenin en eski geleneklerinden biri olarak devam eder.

Sabahın erken saatlerinde zeytinlikler arasında yürürken elinde küçük bir bıçak ve bez torba ile birilerine rastlayabilirsiniz. O kişi büyük ihtimalle yürüyüş yapmıyordur. Ot toplamaya çıkmıştır. Bu alışkanlık özellikle bahar ve sonbahar aylarında yeniden canlanır.

Baharın Gelişi ve Ot Zamanı

Assos’ta doğa en cömert halini ilkbaharda gösterir. Mart ayından itibaren Kaz Dağları’nın eteklerinde, taş duvarların dibinde ve zeytinliklerin arasında birçok yabani ot çıkmaya başlar. Bu dönem Assos’ta adeta ot mevsimi olarak bilinir.

En çok toplanan otlar:

Radika (yabani hindiba)

Cibez

Şevketi bostan

Arapsaçı

Ebegümeci

Turp Otu

Bu otların her biri farklı bir tat ve aroma taşır. Kimi hafif acıdır, kimi daha yumuşak, bir tada sahiptir. Hepsinin ortak özelliği doğadan sofraya gelen doğal lezzetler olmasıdır.

Köylüler sabah erken saatlerde zeytinliklere gider, genç ve taze yaprakları dikkatlice toplar. Yanlarında genellikle küçük bir bıçak bulunur. Çünkü otlar kökünden koparılmaz. Sadece üst kısmı kesilir. Böylece bitki yeniden büyüyebilir.

Toplanan otar daha sonra evlerde temizlenir, ayıklanır ve çoğu zaman zeytinyağı ile pişirilir. Bazen sadece haşlayıp üzerine zeytinyağı ve limon eklenir. Bazen de soğanla kavrularak sıcak yemek olarak yapılır.

Sonbaharda Doğanın İkinci Hediyesi

Assos ve çevresinde sonbahar yağmurları başladıktan sonra doğa ikinci kez canlanır.

Eylül sonu ve özellikle Ekim aylarında, yağmurların ardından bazı yabani otlar yeniden çıkmaya başlar. Bu dönemde en sık karşılaşanlar arasında:

Hardal oto

Turp otu

Bazı yabani yeşillikler bulunur.

Sonbahar otları ilkbahar kadar çeşitli olmasa da yine de mutfakta kendine yer bulur. Bu yüzden bölge insanı içi doğa açık hava pazarı gibidir.

Ot Toplamak Sadece Yemek Değildir.

Assos’ta ot toplamak sadece bir mutfak alışkanlığı değildir. Aynı zamanda sosyalleşmedir. Köylerde bazen birkaç kişi birlikte o toplamaya çıkar. Kimi zaman çocuklarda bu yürüyüşlere katılır. Böylece hangi otun yenilebilir olduğu, hangisinin olmadığı nesilden nesile aktarılır.  

Aslında bu bilgiler kitaplardan öğrenilmiş değildir. Çoğu zaman anneden kıza, komşudan komşuya şeklinde ilerler.

Bu yüzden Ege ot yemekleri yalnızca bir tarif değildir; aynı zamanda yaşam biçimidir.

Assos’ta Sofraya Gelen Doğa

Zeytinyağlı ot yemekleri basit ama aroması güçlü tabaklar olarak karşınıza çıkar. Üzerinde sadece zeytinyağı, limon ve belki biraz sarımsak olur. Ama tatları şaşırtıcı derecede güzeldir.

Bunun nedeni ise sofraya doğrudan doğadan gelmesi.

Assos’ta zamanın biraz yavaş aktığını söyleyenler çoktur. Bunun nedeni belki de insanın doğayla kurduğu yakın ilişkidir.

Yağmurun ardından hangi orun çıkacağını bilmek, mevsimi takip etmek, doğadan gelen küçük armağanları sofraya taşımak…

Assos’a gelen birçok kişi burada sadece manzarayı değil, yaşamın biraz daha doğal ve yavaş aktığı bir dünyayı keşfeder.