Meteoroloji Mühendisi Hüseyin Öztel’in değerlendirmeleri.
Assos ve çevresinin hava karakteri, bölgeyi ziyaret eden bir çok kişinin dikkatini çeker. Özellikle yaz aylarında hissedilen ferahlık ve rüzgarın karakteri, bölgenin coğrafi yapısı ile doğrudan ilişkilidir. Assos’un hemen arkasında yükselen Kaz Dağları ve Ege Denizi’nin etkisi, bölgenin hava dinamiklerini şekillendiren iki önemli unsur olarak öne çıkar.
Meteoroloji Mühendisi Hüseyin Öztel Assos ve Altınoluk hattındaki rüzgar karakteri ile ilgili değerlendirmelerinde bölgenin topoğrafik yapısının belirleyici rol oynadığını ifade ediyor.
Assos Rüzgarları ve Kaz Dağlarının Topoğrafik Yapısı
Kaz Dağları tahmin edileceği üzere kuzeyden gelen soğuk hava akışı için bir bariyer görevi görüyor, kuzeyden gelen esintiler (yıldız, poyraz ve zaman zaman karayel) dağın kuzey yamaçlarında yükselirken soğudukça (orografik yükselme) yağış bırakıyor. Son yıllarda kar yağışları azalmış olsa da kar örtüsü ile havanın dağ yükseklerinde uzun süre soğuk kalması önemli oluyor. Mart, hatta Nisan aylarında zamansız bir sıcak hava dalgası gelse dahi, Assos-Altınoluk hattı hızla kendi normallerine dönebiliyor. Fakat kuvvetli bir cephe geçişinde örneğin, bu hava kütlesi zirveyi aşıp güneye inince, Assos tarafında artık o kuzeydeki serinlikten eser kalmıyor, hava akışı sürdükçe hava sıkışıyor, denize ulaştığı yerde en yüksek sıcaklıklara ulaşıyor. Hem sıkışarak hem alçalarak ısınan bu rüzgarlar, kuzey yönlerden esse bile oldukça kurutucu ve sıcak olabiliyor (adyabatik ısınma).
Edremit’e doğru akış alanı daraldıkça rüzgar da hızlanıyor. Doğal bir rüzgar tüneli gibi bir alandan söz ediyoruz.
Yaz aylarında aslında tüm Marmara’da, İstanbul’dan Assos’a hakim rüzgarlar poyraz oluyor. Sıcak hava ekvatoryal jet rüzgarları ile kuzey enlemlere, Avrupa’nın batı ve orta kesimlerine çıkarken, Gürcistan-Kırım arasından da güneye soğuk karakterli hava iniyor. İki asansör gibi, biri güneye biri kuzeye hareket ediyor. Ekvator çevresi yazın aşırı ısınınca, Akdeniz havzası bundan kaçamıyor ve ısındıkça genleşen hava bir süre sonra yüksek basınç alanları yaratıyor. Yani rüzgarların esmediği, gölgede 40°C gibi riski sıcaklıkların ölçüldüğü peş peşe günler. Assos ve çevresi böyle günlerde en azından öğlen saatleri ve gece yarısından sonra aldığı esintilerle ferahlıyor. Dağların varlığı sayesinde gece biraz da olsa soğuyan hava, o rüzgar koridorundan akışını başlatıyor.
Bir de Orta Akdeniz (İtalya-Malta açıkları ile Kuzey Afrika arasında kalan alan) üzerinde yine meteorolojide alçak basınç dediğimiz, saat yönünün tersine dönen, geniş alanlarda esecek rüzgarı belirleyen siklonlar oluşuyor. Bunların dönüşleri de incelenirse rüzgarı önce güneyden sokup, ardından kuzeyden döndürerek Assos çevresinde poyrazdan esmesine yardımcı oluyor.
Assos’un Mikroklima Özellikleri
Yazın esen rüzgar hissedilen sıcaklığı insanlar ve bitkiler için oldukça değiştiriyor. Buharlaşmaya yardımcı olarak gözeneklerin sıvı ve hava alışverişini kolaylaştırır. Örneğin hissedilen sıcaklık şehirde 44°C olduğunda, bir Assos köyünde, gölgede ve esinti altında hissedilen 32-34°C’lere kadar düşebilir. Güney ve güneybatıya bakan cephesi ile Assos kendini aşırı soğuktan korumayı biliyor, denizden esen rüzgarların taşıdığı mineraller de yine bölgede yapılan tarımı ilgilendiriyor. Kuzey değil de güney ve batı yönlerden yani deniz üzerinden esintili günler geçirdiğimizde, denizden gelen nemli ve ılık hava dağları hızla aşamadığı için bölgede daha uzun süre kalıyor, toprak ve bitkiler nem bütçesi yaparken bu rüzgarlardan faydalanır.
Gece sıcaklıkları ve genel olarak (yazın bazı haftaları hariç) rahat havası ile Assos, dağlara yakınlığı sayesinde çöken havanın fazla soğuyamadan kıyıya ulaşması ile serinliyor denilebilir (fakat aşırı güçlü bir soğuk hava dalgası (7-8 yılda bir) bu anlatılanlardan farklı şeyler yaşanmasına yol açabilir).
Taş ve kaya yapısı da mikroklimayı oluşturan unsurlardan sayılır, gece hızla soğuyan volkanik andezit kayalar, düşük ısı kapasiteleriyle yüzeydeki hava sıcaklığının 1-2°C daha düşük seyretmesine yardımcı oluyor.
Özetle gerçekten özel bir bölgede yer alan Assos ve Altınoluk hattı, hem kuzeyindeki dağların da, hem denizinden payına düşeni alıyor. Burada rüzgarların zaman zaman şiddetli fırtınalara dönmesi, hava tahminlerinde görünmeyen riskli süratlere çıkıp yeniden sakinleşmesi sık görülebilir. Bunun gibi dağ ve vadi içeren coğrafi özellikte yerler, denizlere çok yakın olunca hava olayları da öngörülemez bir hal alabiliyor. Deniz yüzey sıcaklıkları ile dağlardaki hava sıcaklığı arasındaki fark, zaman zaman şiddetli rüzgar hamleleri oluşturabiliyor.
Assos kıyısında yer alan Assos Park Hotel, Kaz Dağları ile Ege Denizi arasında yer alan bu özel coğrafyanın içinde bulunur. Bölgeye gelen ziyaretçiler çoğu zaman Assos’un kendine özgü rüzgarını ve ferah atmosferini doğrudan deneyimleme fırsatı bulur.
Bu yazıda yer alan meteorolojik değerlendirmeler Meteoroloji Mühendisi Hüseyin Öztel’in yazılı görüşlerine dayanmaktadır.
Total Blog Posts: 151