Çanakkale' de öyle bir su var ki, adı ilk duyulduğunda insan ister istemez durup bir kez daha soruyor.
''Ölü Dirilten Su mu?''
Elbette bu isim gerçek anlamıyla alınması gereken bir ifade değil. Ne bir mucizeyi kanıtlamak mümkün ne de yüzyıllardır anlatılan bir hikayeyi gerçekmiş gibi aktarmak doğru. Ancak Çanakkale'nin Ezine ilçesinde bulunan Kestanbol Kaplıcaları, gerçekten de uzun yıllardır halk arasında ''Ölü Dirilten Su'' adıyla anılıyor.
Üstelik bu ilginç isim arkasında, bizi antik kentlerden Saint Paul'e, sıcak su kaynaklarından yüzyıllardır dilden dile aktarılan bir rivayet ve oldukça güzel bir hikayeye götürüyor.
Hikayenin Başladığı Yer: Alexandria Troas
Kestanbol'u ilginç kılan yalnızca yerin altından çıkan sıcak sular değil. Kaplıcalar, antik dünyanın önemli yerleşimlerinden Alexandria Troas ile aynı tarihi coğrafyada bulunuyor.
Bugün Çanakkale'nin Ezine ilçesi, Dalyan Köyü çevresinde kalıntıları görülebilen Alexandria Troas, geçmişte Troas bölgesinin önemli kentlerinden biriydi. Kestanbol sıcak su kaynaklarının da Antik Çağ'dan başlayarak Bizans ve Osmanlı dönemlerinde önemini koruduğu belirtiliyor.
Bu coğrafyada insanlar yüzyıllar boyunca suyun çevresinde yaşamış ondan yaralanmış ve doğal olarak onun hakkında hikayeler de anlatmışlardır.
İşte ''Ölü Dirilten Su'' adı da bu hikayelerden biriyle günümüze kadar geliyor.
Bir Rivayete Göre Saint Paul ve Kestanbol Suyu...
Bir rivayete göre, Hz. İsa'nın elçilerinden Saint Paul, Kestanbol'daki kaynak suyu kullanarak ölü bir kişiyi yeniden hayata döndürdü.
Hikayenin farklı anlatımlarında ayrıntılar değişebiliyor. Bazılarında söz konusu kişinin öldüğü, bazılarında ise ölmek üzere olan ağır bir hasta olduğu anlatılıyor. Bazen bir yerin hikayesini ilginç yapan da tam olarak budur. İnsanların yüzyıllar boyunca bir suya yüklediği anlam, o coğrafyanın kültürel hafızasının bir parçasına dönüşebilir.
Kestanbol'un sıcak suları da zaman içerisinde böylesine güçlü bir isim kazanmış:
Ölü Dirilten Su.
Efsanenin Ardında Gerçek Bir Doğa Olayı Var
Rivayeti bir kenara bıraktığımızda ise karşımıza en az hikaye kadar ilginç bir durum ortaya çıkıyor.
Kestanbol önemli bir jeotermal kaynak alanı
Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre bölgede farklı sıcaklıklara sahip birden fazla kaynak bulunuyor. Ana kaynağın sıcaklığı 67°C olarak belirtilen ikinci kaynak 47°C, çamur suyu 68°C, hamam kaynağı 31°C ve göz suyu kaynağı ise 21°C civarında.
Yani Kestanbol'da tek bir sıcak su kaynağından değil, farklı özelliklere sahip kaynakların bulunduğu doğal bir sistemden söz ediyoruz. Geçmişte insanların bu kadar sıcak ve mineral içeren suların çıktığı bir bölgeyi özel görmesi aslında hiç şaşırtıcı değil.
Bugün Jeotermal kaynakların oluşumunu bilimsel olarak açıklayabiliyoruz. Fakat yüzlerce hatta binlerce yıl önce yaşayan bir insanın gözünden düşünün: Toprağın içinden sıcak su çıkıyor.
Üstelik bu su sürekli akıyor.
İnsanlar burada yıkanıyor, dinleniyor ve kendilerini daha iyi hissettiklerini anlatıyor. Böyle bir yerde zamanla efsanelerin doğması belki de kaçınılmazdı.
Suyun Hikayesi Yüzyıllar Boyunca Devam Etmiş
Kestanbol Kaplıcaları üzerine yayımlanmış akademik çalışmalar da bölgenin yalnızca günümüzde bilinen bir termal alan olmadığını gösteriyor.
Kaynakların Antik Çağ, Bizans ve Osmanlı dönemleri boyunca kullanıldığına ilişkin bilgiler bulunuyor. Hatta Kestanbol'un suları 19.yüzyılın sonlarında bilimsel incelemelere de konu olmuştur.
''Ölü Dirilten Su'' Gerçekten Ölü Diriltiyor mu?
Cevabı elbette Hayır; böyle bir şeyi söyleyebilmemizi sağlayacak bilimsel veya tarihsel bir kanıt bulunmuyor.
Ölü Dirilten Su, geçmişten günümüze aktarılan bir rivayetin adı.
Gerçek olan ise Kestanbol'daki Jeotermal kaynaklar, bölgenin uzun geçmişi ve hemen yanı başındaki Alexandria Troas'ın bıraktığı izler.
Belki yüzyıllar önce insanlar bu sıcak sularda kendilerini daha iyi hissettiklerinde bunun açıklamasını bir mucize hikayesinde aradılar. Belki hikaye her anlatıldığında biraz daha değişti, biraz daha büyüdü.
Bunu bugün kesin olarak bilmemiz mümkün değil.
Ama bildiğimiz bir şey var:
Bazen yalnızca sular topraktan çıkmaz; içinden hikayeler de çıkar.
Kestanbol'un suyu da Çanakkale'nin yüzyıllardır anlatılan o hikayelerinden birini bugüne taşıyor.
Ve Assos'tan yola çıkıp Troas coğrafyasını keşfetmeye başladığınızda, karşınıza yalnızca antik taşlar değil; bazen ''Ölü Dirilten Su'' gibi insanı durdurup hikayesini merak ettiren hikayeler ortaya çıkıyor.
Kaynak:
Bu yazımızı hazırlarken Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün Kestanbol Kaplıcaları hakkındaki bilgileri ile Lokman Hekim Dergisi'nde yayımlanan ''Tarihi Kestanbol Kaplıcaları: Ölü Dirilten Su'' başlıklı akademik çalışmadan yararlanılmıştır. Saint Paul ve ''Ölü Dirilten Su'' anlatısı ise tarihsel olarak doğrulanmış bir olay değil, bölgeyle ilgili aktarılan bir rivayettir.
Total Blog Posts: 204