Türkiye’nin birçok sahil kasabası zamanla değişti. Beton yükseldi, sahiller kalabalıklaştı. Bir zamanlar sakin olan pek çok yer, bugün yaz sezonunda nefes alınamaz hale geliyor. Peki Assos neden hala aynı? Neden burada yüksek katlı oteller, dev tatil köyleri, gürültülü beach clublar yok?
Assos Antik Kenti denildiğinde akla ilk olarak Antik Yunan kalıntıları gelir. Ancak bu kadim şehir yalnızca Helenistik ve Roma döneminde ait değildir. Assos’un kalbinde, taş sokakların arasında yükselen bir yapı vardır ki, bu toprakların Osmanlı dönemine uzanan hikayesini anlatır, Hüdavendigar Camii.
Assos denildiğinde çoğu kişinin aklına Athena Tapınağı ya da eşsiz gün batımı manzarası gelir. Oysa bu kadim kentin en dikkat çekici hazinelerinden biri, toprağın altında yüzyıllarca beklemiş olan Assos lahitleridir.
Ege’nin kuzeyinde, Assos’un huzurlu atmosferinde tatil huzurlu atmosferinde tatil yaparken çoğu misafirimiz aynı soruyu sorar kendine: Deniz mi? Havuz mu? Oysa doğru yerdeyseniz seçim yapmak zorunda değilsiniz. Özellikle Kadırga Koyu gibi berrak deniziyle ünlü bir koyda konaklarken, aynı zamanda sakin bir açık havuza sahip olmak tatilinizin konforunu ikiye katlar.
Kurban Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlik olmanın en saf haliyle yaşandığı, sevgi ve merhametin kapı kapı dolaştığı mübarek bir zamandır.
Assos zamanı yavaşlatan nadir yerlerden biridir. Taş evleri, antik kalıntıları, zeytin ağaçlarıyla çevrili yolları ve Ege’nin kuzeyine özgü esintisiyle bu antik kent bir yaz tatilinden daha fazlasını vaat eder.
Total Blog Posts: 160