Kadırga Koyu'nda Bir Otel: Assos Park Hotel' i Yakından Tanıyalım

Kadırga Koyu'nda Bir Otel: Assos Park Hotel' i Yakından Tanıyalım

Bugün rotamızda antik bir kent, saklı bir koy ya da Assos çevresinde keşfedilecek bir köy yok. Kadırga Koyu'nda, denizin hemen yanı başındaki Assos Park Hotel' i daha yakından tanıyoruz. 


Hikaye Kadırga Koyu'nda Başlıyor

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale sınırları içerisinde bulunan Kadırga Koyu, Assos'un deniz tatili denildiğinde ilk akla gelen noktalardan biri, Assos Park Hotel de tam burada, denizle yeşilin yaklaştığı bir konumda yer alıyor. 

Otele il kez gelen biri için belki de ilk sürpriz, büyük tatil tesislerinde karşılaşılan o uzun mesafelerin burada olmaması. 

Odanızdan çıkıyorsunuz; bahçe, havuz ve deniz birbirinden kopuk ayrı dünyalar gibi değil, tatilin aynı manzarasının parçaları gibi karşınıza çıkıyor. 


Kapıdan İçeri Girince Assos Kendini Belli Ediyor

Assos Park Hotel'in girişindeki taş duvarlara baktığınızda bile nerede olduğunuzu unutmanız pek mümkün değil. 

Çünkü otelin mimarisinde Assos'un taş dokusuna uygun bir görünüm var. Gösterişli olmaya çalışmayan, bulunduğu coğrafyayla uyum sağlayan bir yapı...

İçeri doğru ilerlediğinizde ise zeytin ağaçları, bahçe, açık alanlar...

 Kuzey Ege'de olduğunuzu bazen bir tabela değil, bir zeytin ağacının gölgesi anlatıyor. 

Assos Park Hotel'in bahçesi de yalnızca otelin çevresini güzelleştiren bir peyzaj alanı değil. Sabahın erken saatlerinde başka, öğleden sonra başka, akşam serinliği başladığında bambaşka bir havaya bürünüyor. 

Bazen tatilde en çok hatırlanan yer, en gösterişli olan değil; insanın kendine bir sandalye çekip uzun süre kalkmak istemediği köşe oluyor. 


54 Oda Ama Herkesin Tatili Aynı Değil

Bir çiftin beklediğiyle çocuklu bir ailenin beklentisi aynı olmayabilir. Kimi sabah gözünü açtığında denizi görmek ister, kimi yeşile bakan bir sakin bir oda arar. Kimi içinse bahçeye açılan bir taş villanın verdiği his bambaşkadır. 

Assos Park Hotel'de toplam 54 oda ve 146 kişilik konaklama kapasitesi bulunuyor

Bunların arasında 7 taş villa, 1 garden suite, 20 deniz ve havuz manzaralı oda ile 26 doğa ve peyzaj manzaralı oda yer alıyor. 

Özellikle taş villalar otelin karakterini biraz daha farklılaştırıyor. 

Bahçeye açılan villaların balkonlu ve verandalı seçenekleri bulunuyor. Sabah kapıyı açıp kendinizi doğrudan yeşilin içinde bulmak, akşam odanıza dönerken taş duvarların serinliğini hissetmek Assos'a da oldukça yakışıyor. 

Çünkü burada konaklama yalnızca gece uyuyacağınız odayı seçmekten ibaret değil. 

Nasıl bir tatil geçirmek istediğinizi seçmekle başlıyor. 


Sonra Yol Denize Çıkıyor

Assos'a yaz aylarında gelenlerin büyük bölümünün aklındaki ilk soru şu oluyor:

Deniz nasıl?

Assos Park Hotel'in kendi misafirlerine ait plajı bulunuyor ve plaj Mavi Bayrak taşıyor. Şezlong ve şemsiye imkanının bulunduğu plaj alanına otelin bahçesinden kısa bir yürüyüşle ulaşılabiliyor. 

Henüz herkes güne başlamamışken plaja inmek, denizin ilk halini görmek, birkaç kulaç atıp sonra kahvaltıya dönmek...

Büyük bir tatil programı değil. 

Ama zaten bazen insanın aylar sonra hatırladığı şeyler tam olarak bunlar oluyor. 

Deniz mi, Havuz mu? Karar Vermek Zorunda Değilsiniz. 


Her gün aynı şeyi yapmak istemeyen misafirler için otelin açık yüzme havuzu da tatilin başka bir olanağı oluyor. Üstelik en güzel kısmı ise havuz alanının zeytin ağaçları ile çevrili olması. 

Çocuklar için ayrı bir çocuk havuzunun bulunması da ailelerin tatil planını kolaylaştıran ayrıntılardan biri. 

Bir gün sabah deniz, öğleden sonra havuz...

Ertesi gün tam tersi. 

Tatilin güzel tarafı biraz da planı değiştirebilme özgürlüğü değil mi?


Çocuklarla Gelenler İçin Başka, İki Kişilik Gelenler İçin Başka Bir Assos


Bir otelin farklı yaşlara ve farklı tatil beklentilerine aynı anda cevap verebilmesi her zaman kolay değil. 

Assos Park Hotel'in ilginç taraflarından biri burada ortaya çıkıyor. 

Çocuklu bir aile için çocuk havuzu, oyun alanı, bahçe ve denize kolay ulaşım ön plana çıkabilirken; iki kişilik bir tatilde aynı otelin bambaşka köşeleri fark ediliyor. 

Bahçede geçirilen sakin bir akşam, denizden çıktıktan sonra uzayan sohbet, taş villanın verandasında oturmak ya da Kadırga Koyu'nun akşam serinliğinde günü biraz daha uzatmak...

Mekan aynı. 

Ama herkes kendi tatilini yaşıyor. 


Assos'u Keşfetmek İsteyenler İçin de İyi Bir Başlangıç Noktası 


Assos Park Hotel' de kalmak bütün tatili otelin içinde geçirmek anlamına gelmiyor. Tam tersine, burası çevreyi keşfetmek isteyenler için de güzel bir başlangıç noktası. 

Bir gününüzü denize ayırıp başka bir gün Assos Antik Kenti'ne çıkabilirsiniz. Athena Tapınağı'nın bulunduğu tepeden Ege'ye bakabilir, Behramkale'nin taş sokaklarında yürüyebilir, Antik Liman'a inebilir ya da Kuzey Ege'nin köylerine doğru küçük bir rota oluşturabilirsiniz. 

Sonra günün sonunda yeniden Kadırga Koyu'na dönersiniz. İşte Assos tatilinin sevdiğimiz taraflarından biri de bu. Sabahı denizle, öğleden sonrası tarihle, akşamı yeniden denizin yanında geçirebilirsiniz. 


Küçük Ayrıntılar Tatili Kolaylaştırıyor


Bir oteli seçerken fotoğraflarda ilk bakılan şeyler genellikle oda, deniz ve havuz oluyor. Oysa tatile başladıktan sonra daha küçük görünen ayrıntıların ne kadar önemli olduğu anlaşılıyor. 

Assos Park Hotel' de otopark bulunuyor. Elektrikli araç kullanan misafirler için şarj istasyonu mevcut. Odalarda ücretsiz kablosuz internet erişimi sunuluyor. Çocuklu aileler için oyun alanı bulunuyor.

Bir Oteli Tanımak Bazen Birkaç Gün Sürüyor


Assos Park Hotel' in tabelasının önünde durduğunuzda gördüğünüz şey aslında yalnızca bir giriş kapısı. 

O kapının arkasında ise sabah başka, öğleden sonra başka, akşam başka görünen küçük bir tatil dünyası var. 

54 oda var. 

Bir havuz var.

Zeytin ağaçları var.

Bahçe var.

Birkaç adım ötede Kadırga Koyu ve Ege Denizi var.

Ama bütün bunları yan yana yazmak, bir oteli anlamaya yine de yetmeyebilir. Bazı yerleri özelliklerini okuyarak tanırsınız, bazılarını ise orada geçirdiğiniz küçük anlarla. 

Sabah erkenden denize yürüdüğünüz yol...

Öğleden sonra bir zeytin ağacının gölgesinde verdiğiniz mola...

Denizden dönerken ayağınızda kalan birkaç damla su...

Akşam serinliği başladığında ''biraz daha oturalım'' dediğiniz masa.


Kadırga Koyu'nun en güzel yerlerinden birinde, tatili büyütmeden güzelleştiren üçün anların bir araya geldiği bir otel. 


Ve bazen insanın gerçekten dinlenebilmesi için bundan çok daha fazlasına ihtiyacı olmuyor.