Assos Park Hotel, kalabalıktan uzaklaşmak, denizle ve doğayla baş başa kalmak isteyenler için ideal bir yer. Koşuşturmalı, gürültülü tatillerden ziyade daha sakin, daha yavaş akan bir deneyim sunar. Sabahları kuş sesleriyle uyanmak, gün içinde plajda vakit geçirmek ve akşamları yıldızların altında dinlenmek isteyenler için doğru adres.
Bazı yerler vardır, sadece gezilmez. Dinlenir. Assos da onlardan biri. Buraya ilk kez gelenlerin çoğu aynı şeyi söyler. ‘Bir tuhaflık var burada’ Ama bu tuhaflık öyle rahatsız edici bir şey değil. Aksine insanın içine işleyen bir sakinlik. Biz de merak ettik.
Assos’a Gelmeden Önce Bilmeniz Gerekenler Assos, ilk bakışta sadece güzel bir deniz tatili gibi görünür. Ama buraya gelenlerin çoğu birkaç gün sonra aynı şeyi fark eder. Burası sadece gezilecek bir yer değil, yaşanan bir deneyimdir. Zamanın daha yavaş aktığı, sabahların daha sessiz başladığı ve akşamların daha uzun sürdüğü bir yer…
İlkbahar geldiğinde Assos bambaşka bir yüzünü gösterir. Kışın rüzgarla sertleşen doğa yavaş yavaş uyanır, zeytin ağaçlarının arasında yeni yeşil tonlar belirir ve toraklar küçük renklerle dolmaya başlar. Mor çiçekler, sarı papatyalar, kırmızı gelincikler ve yabani otlar Assos’un taşlı arazisini adeta doğal bir tabloya döner.
Assos’un eşsiz doğasında, bazen en güçlü deneyimler en basit olanlardır. Terlikleri bir kenara bırakıp çıplak ayakla toprağa, çime, kuma ve denize dokunmak…
Deniz çoğu insan için yalnızca serinlemek, yüzmek ya da tatilim keyfini çıkarmak anlamına gelir. Oysa bazı yerlerde deniz, bundan çok daha fazlasını sunar. Assos’ta özellikle Kadırga Koyu’nda denize girdiğinizde çoğu kişinin söylediği ortak bir şey vardır. Bu su insana gerçekten iyi geliyor.
Total Blog Posts: 191