Tatil planı yaparken yeni yerler keşfetmek isteriz. Daha önce gitmediğimiz bir sahil, farklı bir şehir ya da sosyal medyada gördüğümüz yeni bir rota ilgimizi çeker. Ancak birçok insanın yıllar içerisinde tekrar tekrar aynı yere gitmeyi tercih ettiğini görürüz.
Assos denince ilk akla deniz, tarih ve taş sokaklar gelir. Oysa burada bambaşka bir güzellik var ki o da gökyüzü... Büyük şehirlerde yüksek binalar, yoğun ışıklar ve sürekli koşuşturma içerisinde olduğumuzdan başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmayı unutuyoruz. Assos’ta ise durum biraz farklı işliyor. Burada akşam olduğunda gözler kendiliğinden gökyüzüne dönüyor.
Tatilde en güzel şeylerden biri saate bakmayı unutabilmektir. Özellikle Assos’ta... Bir süre sonra telefon ekranındaki rakamların yerini güneşin ışığı, denizin tonu ve doğanın kendi ritmi almaya başlar. Burada zaman ilerler ama şehirde ama şehirde alıştığımız şekilde değil.
Bazı tatiller vardır; sadece denize girersiniz. Bazılarında ise denizin altındaki dünyayı da keşfetmeye başlarsınız. Assos ve özellikle Kadırga Koyu, şnorkelle dalışa ilk kez başlayacaklar için oldukça keyifli bir ortam sunuyor.
Assos ve çevresi hikayeleri ile de insanı etkileyen bölgelerden biridir. Antik kentleri, taş evleri, zeytinlikleri ve masmavi deniziyle tanınan bu coğrafya, aynı zamanda yüzlerce yıldır anlatılan efsanelere de ev sahipliği yapar. Bu efsanelerin en bilinenlerinden biri ise Kaz Dağları’nın zirvelerinden doğan Sarıkız Hikayesi’dir.
Bazı tatlar vardır, tarifini bilirsiniz ama aynı lezzeti başka yerde bulamazsınız. Çünkü lezzeti oluşturan sadece malzeme değildir; yetiştiği toprak, aldığı rüzgar, bulunduğu coğrafya çok önemlidir.
Toplam Blog Yazısı: 187