Bazı yerler vardır, sadece gezilmez. Dinlenir. Assos da onlardan biri. Buraya ilk kez gelenlerin çoğu aynı şeyi söyler. ‘Bir tuhaflık var burada’ Ama bu tuhaflık öyle rahatsız edici bir şey değil. Aksine insanın içine işleyen bir sakinlik. Biz de merak ettik.
Assos’a Gelmeden Önce Bilmeniz Gerekenler Assos, ilk bakışta sadece güzel bir deniz tatili gibi görünür. Ama buraya gelenlerin çoğu birkaç gün sonra aynı şeyi fark eder. Burası sadece gezilecek bir yer değil, yaşanan bir deneyimdir. Zamanın daha yavaş aktığı, sabahların daha sessiz başladığı ve akşamların daha uzun sürdüğü bir yer…
Assos’un eşsiz doğasında, bazen en güçlü deneyimler en basit olanlardır. Terlikleri bir kenara bırakıp çıplak ayakla toprağa, çime, kuma ve denize dokunmak…
Deniz çoğu insan için yalnızca serinlemek, yüzmek ya da tatilim keyfini çıkarmak anlamına gelir. Oysa bazı yerlerde deniz, bundan çok daha fazlasını sunar. Assos’ta özellikle Kadırga Koyu’nda denize girdiğinizde çoğu kişinin söylediği ortak bir şey vardır. Bu su insana gerçekten iyi geliyor.
Bazı yerler yalnızca manzaralarıyla değil, sesleriyle de hafızada kalır. Assos da tam olarak böyle bir yer. Buraya gelenlerin çoğu önce denizi, taş evleri, antik atmosferi ve Athena Tapınağını anlatır. Ama Assos’ta birkaç gün geçiren biri, zamanla başka bir şeyi de fark eder. Buranın kendine özgü bir ses dünyası vardır. Şehirde alıştığımız korna, kalabalık ve telaş yerini burada daha doğal çok daha sakin seslere bırakır.
Assos, çocukla tatil yapmanın zor olmadığını hissettiren yerlerden biridir. Assos’un ilk fark edilen özelliği ise sakinliği olur. Ama bu sadece sessizlik değildir. Burada zaman yavaş akar, kimse acele etmez. Günler planlanmak zorunda değildir. Bu da çocuklu tatili kolaylaştıran önemli şeylerden biridir.
Total Blog Posts: 190