Assos’ta yaz tatili planlayan birçok kişinin aklında benzer bir soru olur. Assos’a gitmek istiyoruz ama rezervasyonu ne zaman yapmak gerekir? Assos, Türkiye’deki birçok tatil bölgesinden biraz farklıdır. Büyük otellerin, yüzlerce odalı tatil köylerinin olduğu bir yer değildir. Daha çok küçük oteller, taş evler ve butik konaklama yerleri vardır. Bu yüzden özellikle yaz aylarında rezervasyonlar oldukça hızlı dolabilir.
Son yıllarda dünyada yeni bir yaşam ve çalışma şekli ortaya çıktı. Dijital göçebelik. İnternet bağlantısı olan her artık bir ofise dönüşebiliyor. Yazılımcılar, tasarımcılar, içerik üreticileri, danışmanlar ve uzaktan çalışan birçok profesyonel artık büyük şehirlerin yoğun temposu yerine daha sakin, ilham veren yerleri tercih ediyor.
Yoganın kökeni binlerce yıl öncesine, Hindistan’a kadar uzanıyor. Bugün ise dünyanın birçok yerinde milyonlarca insanın günlük hayatının bir parçası haline gelmiş durumda. Kimileri için bir egzersiz, kimileri için zihin sakinleştiren bir pratik… Ama çoğu kişi için yoga hayatın içinde kısa bir durma fırsatı.
Assos’a gelen birçok kişi ilk günlerde klasik tatil anlayışları ile hareket eder. Hızlı planlar yapılır, görülmesi gereken yerler listelenir, her günün programı hazırlanır. Ama Assos birkaç gün sonra misafirlere öğretir ki burada bazı şeyleri yapmamak, aslında tatilin en güzel kısmıdır.
Temmuz ayı Ege’de en canlı, en parlak dönemidir. Güneş daha dik, deniz daha berrak, akşamüstü ışığı daha altın renklidir. Ancak bazı yerlerde Temmuz kalabalık ve yorucu olabilir. Ancak Kuzey Ege ‘de ise daha farklı bir ritim vardır.
Bazı yerler vardır, kendini hemen göstermez. Ne yüksek sesle konuşur ne de dikkat çekmeye çalışır. Sadece oradadır. Assos’un da böyle bir tarafı var. İlk bakışta deniz, taş evler, rüzgar… Ama biraz zaman geçince gözün başka şeylere takılmaya başlar. Bir dalın ucunda kıpırdayan bir yaprak. Taşların arasından hızla geçen küçük bir gölge. Rüzgarla birlikte yayılan keskin bir kekik kokus
Total Blog Posts: 160