Tatile çıkarken çoğu insanın aklına ilk gelen şeyler bellidir. Mayo, güneş kremi, şapka, terlik… Özellikle deniz tatiline giderken listemiz klasiktir. Ama Assos söz konusu olunca durum biraz farklıdır. Çünkü Assos yalnızca denize girilen bir yer değil; insanı yavaşlatan, düşündüren ve doğayı yeniden fark etmemizi saplayan bir bölgedir. Buraya gelen birçok kişi ilk günlerde fark etmeden telefonunu daha az kullanmaya, daha uzun yürüyüşler yapmaya ve çevresini daha dikkatli incelemeye başlar.
Son yıllarda Türkiye’de tatil tercihleri belirgin şekilde değişmeye başladı. Büyük ve kalabalık tatil merkezleri yerine insanlar artık daha sakin, doğayla iç içe karakteri olan yerleri tercih ediyor. İşte tam bu noktada Assos, Ege’nin en dikkat çeken destinasyonlarından biri haline geldi
Büyük şehirlerde uyku bazen gerçekten zor olabilir. Trafik sesleri, telefon bildirimleri, sokak gürültüsü… Gün boyu zihnimiz sürekli bir şeylerle meşguldür. Assos’a gelen misafirlerin ilk fark ettiği şey sessizliktir. Assos Park Hotel’ de gece olduğunda duyulan en belirgin ses çoğu zaman denizin dalgalarıdır. Kadırga Koyu’nun berrak suları kıyıya vurur. Bu ses şehirdeki gürültüden tamamen farklıdır. Gürültü değil, daha çok sakin bir fon sesi gibidir.
Assos denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak Athena Tapınağı, antik liman ve Behramkale’nin taş sokakları gelir. Oysa Troas bölgesi yalnızca Assos’tan ibaret değildir. Assos’un çevresinde, çoğu ziyaretçinin fark etmeden geçtiği ya da adını bile duymadığı birçok antik kent bulunur. Bu kentlerin bazıları doğanın içinde saklı kalmış, bazıları ise zamanla neredeyse unutulmuştur. Eğer Assos’a geldiğinizde çevreyi biraz daha keşfetmek isterseniz, bu antik yerleşimler oldukça ilginç duraklar olabilir.
Son yıllarda dünyada ilginç bir kavram konuşulmaya başladı. Niksen. Kelime Hollanda’dan geliyor. Anlamı ise oldukça basit ama modern hayat için oldukça radikal: Hiçbir şey yapmamak. Ama gerçekten hiçbir şey.
Modern hayatın temposu çoğu zaman insanı kendinden uzaklaştırır. Sürekli bir yerlere yetişmek, ekranlara bakmak ve kalabalıkların içinde yaşamak… Bu hızın içinde çoğumuz en önemli kişiyi ihmal ederiz, kendimizi. İşte bu yüzden son yıllarda dünyada hızla büyüyen bir trend var: Solo travel, yani yalnız seyahat etmek.
Total Blog Posts: 178