Ege bölgesinin en köklü yerleşim yeri olan Assos tarihi ve doğal güzellikleri bol oksijeni ile özel bir Antik kenttir. Çanakkale’nin Ayvacık sınırlarında yer alan Assos, Kaz Dağlarının eteklerinde Ege Denizine uzanan eşsiz bir coğrafyada konumlanır. Bu özel bölge doğayla iç içe bir yaşam sunar. Bu doğal Antik kentimiz yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda düşünsel üretim içinde elverişli bir merkez olmasını sağlamıştır. Gürültüden uzaklığı, denizle iç içe olması, sakin bir yaşam tarzı tarih boyunca filozoflar ve düşünürler için mükemmel bir ortam sunmuştur. Felsefe tarihindeki yeri ile her zaman ön planda olmuştur.
M.Ö. 4. Yüzyılda Aristo’nun Assos’a gelişi ve burada bir felsefe okulu kurması şehrin tarihine unutulmaz bir iz bırakmıştır.
Efsaneye göre Aristoteles, hocası Platon’un ölümünden (M.Ö 347 – 348 civarı) Atina’dan ayrılıp Assos’a gelir. Burada Hermias’ın güzelliği ile ün salmış kızkardeşi (bazı kaynaklara gör evlatlık kızı veya kız kardeşi olarak geçer) Pythias’a aşık olur. Hermias Aristo’nun Pythias ile evlenebilmesi için Assos’ta bir felsefe okulu kurmasını şart koşar. Aristo, bu şartı kabul eder ve M.Ö 348 -345 yılları arasında Assos’ta felsefe dersleri verir.
Bazı kaynaklara göre Aristo, hocası Plato’ nun Devlet adlı eserinde ortaya koyduğu ütopik devlet anlayışını pratiğe dökmek amacıyla Assos’ta bulunmuş ve burada felsefe eğitimi vermiştir.
Yani Assos aşk uğruna felsefe yapılan, düşüncenin ve duygunun birleştiği nadir yerlerden biridir.
Bazı tarihçiler, Aristoteles’in Assos’ta verdiği eğitimlerin yalnızca bireysel felsefi tartışmalarla sınırlı kalmadığını, toplumsal düzen, ahlak ve devlet anlayışı üzerine de yoğunlaştığını belirtmektedir. Bu, Assos’un sadece bir öğretim alanı değil, düşüncenin günlük yaşamla iç içe geçtiği bir merkez olduğunu göstermektedir. Antik kentteki kazılar ve kaynaklarda, Assos’un entelektüel bir buluşma noktası olabileceğine işaret eder. Günümüzde dahi bu felsefi miras, Assos sokaklarındaki sakin ve derin atmosferin temel nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Assos Park Hotel’ de konaklarken, bu eşsiz antik kente kolayca ulaşabilir, tarihin ve efsanelerin izlerini takip edebilirisiniz. Bugün Assos sokaklarında yürürken, bu felsefi havayı hissetmek mümkündür. Taş sokaklar, antik kalıntılar ve sessizlik insanı düşünmeye, yavaşlamaya ve anda kalmaya davet eder.
Assos Park Hotel’ den kısa bir yürüyüşle bu tarihi alanları ziyaret edebilirsiniz.
Kadırga Koyu’nda, denize sıfır konumda yer alan Assos Park Hotel;
Mavi Bayraklı özle plajı
Deniz ve havuz manzaralı odaları
2 adet açık havuzu
Taş villalar ve garden suite odaları
Bahçe, restoran ve bar alanları
Antik kente araçla 10-15 dakika mesafesi
Behramkale merkezine yakınlığı
İle dikkat çeker.
Assos Park Hotel tarih ve doğa meraklıları için çok uygun bir konumda. Sabah erken saatler de Assos Antik Kenti’ni gezebilir, Ege Denizi’ni izleyerek güne başlayabilirsiniz. Antik taş sokaklarda yürürken, Aristoteles’in ve öğrencilerinin de bu sokaklarda dolaştığını hayal etmek bile Assos’un büyüsüne kapılmak için yeterlidir.
Öğleden sonra Mavi Bayraklı özel plajda veya havuz başında dinlenerek günün yorgunluğunu atabilir gün batımında ise otelin restoranında sunulan Ege mutfağının lezzetleriyle günü tamamlayabilirsiniz.
Assos Park Hotel’ de konaklamak, yalnızca bir tatil değil, tarihle doğayla iç içe geçen huzurun tam adıdır. Aşkın ve felsefenin izlerini taşıyan Assos’ta hem ruhunuzu dinlendirebilir hem de Ege’nin sade ve dingin yaşamında kısa bir mola verebilirsiniz.
Toplam Blog Yazısı: 178