8 Ekim’de Assos Park Hotel’de 2026 sezonunu tamamlıyoruz. Bu yıl kapımızdan giren, soframıza oturan, Kadırga Koyu’nda bizimle aynı yazı yaşayan herkese geriye güzel anılarla dönmüş olmasını diliyoruz.
Bazen uzun bir tatil için ne zaman vardır ne de fırsat. Ama cuma akşamı yola çıkıp pazar akşamı eve dönmek için iki gün yaratılabilir.
Birinin sizin geleceğinizi bilmesi, oturacağınız yeri hazırlaması, sabahınıza küçük bir özen katması... Belki de ''misafirperverlik'' dediğimiz şey de büyük cümlelerden çok böyle ayrıntılarda saklı.
Bugün rotamızda antik bir kent, saklı bir koy ya da Assos çevresinde keşfedilecek bir köy yok. Kadırga Koyu'nda, denizin hemen yanı başındaki Assos Park Hotel' i daha yakından tanıyoruz.
Assos'a geldiğinizde manzaranın başka türlü olduğunu fark edersiniz. Burada sahnenin başrolünde palmiyeler değil; zeytin ağaçları, makiler, çamlar, taşlık yamaçlar ve Kuzey Ege'nin kendine özgü bitki örtüsü vardır.
Buraya gelenlerin çoğu sadece güzel bir koy görüp dönmüyor. Sabah erken saatlerde denizin neredeyse cam gibi olduğu anlara tanık oluyor, taş sokaklarda acele etmeden yürüyor, gün batımını izlerken telefonuna bakmayı unutuyor. Assos'a ilk kez gelen birçok kişi ayrılırken bir sonraki tatilini düşünmeye başlıyor.
Toplam Blog Yazısı: 220