Bazı yerler vardır, fotoğraflarda güzel görünür... Bazı yerler ise ancak gidince anlaşılır. Assos, ikinci guruba girer. İlk kez gelenlerin çoğu aynı şeyi söyler: ‘Burası beklediğimden farklı’
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı olan, tarihin ve doğanın kucaklaştığı o büyülü noktaya, yani Behramkale’ye doğru bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Ege’nin kuzey kıyılarında, her köşesi tarih kokan bu kadim köy, sadece bir yerleşim yeri değil; aynı zamanda binlerce yıllık bir hikayenin günümüze yansımasıdır. Assos denildiğinde akla gelen ilk yer olan Behramkale, antik kentin tam kalbinde, sarp bir kayalığın üzerine kurulu, adeta zamana meydan okuyan bir mimariye sahiptir.
Bazı sofralar sadece tabaktakilerle hatırlanmaz. Bazen bir lokmayı unutursunuz ama o anın kokusu aklında kalır. Denizden gelen hafif iyotlu esinti, güneşte ısınmış taşların kokusu, zeytin ağaçlarının arasından geçen rüzgar, uzaktan gelen o temiz tuzlu hava…
Assos ve çevresi yalnızca tarihi kalıntıları, taş sokaklar ve eşsiz manzarasıyla değil, aynı zamanda zengin mutfak kültürüyle dikkat çeker. Assos’ta yemek kültürü doğayla iç içe geçmiş bir yaşamın parçasıdır. Sofralarda genellikle zeytinyağı, taze sebzeler, yabani otlar bulunur.
Assos, çocukla tatil yapmanın zor olmadığını hissettiren yerlerden biridir. Assos’un ilk fark edilen özelliği ise sakinliği olur. Ama bu sadece sessizlik değildir. Burada zaman yavaş akar, kimse acele etmez. Günler planlanmak zorunda değildir. Bu da çocuklu tatili kolaylaştıran önemli şeylerden biridir.
Yazın o parlak, hızlı kalabalık hali yavaş yavaş çekilirken geriye sakin, daha yumuşak, daha derin bir zaman kalır. Güneş hala vardır ama artık yakmaz. Rüzgar eser ama serinlemekten çok dinlendirir. Deniz hala çağırır…
Toplam Blog Yazısı: 178