Assos tatiliniz sırasında yalnızca deniz ve antik kentle sınırlı kalmayan, geçmişle bugün arasında bağ kuran yapılardan biri ise Behramkale Köprüsüdür. Ayvacık’tan Behramkale güzergahında, Tuzla Çayı üzerinde yer alan bu köprü, 14.yüzyıl bazı kaynaklar (15-17. Yüzyıllar arası deniyor ancak genel kabul 14. Yüzyıl ve Osmanlı Sultanı I. Murat (Murat Hüdavendigar) dönemi ile de ilişkilendiriliyor. Yüzyıllardır ayakta duran bu taş yapı, sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda Assos’un tarihini gözler önüne seriyor.
Tuzla Çayı Üzerinde Tarih
Antik dönemde Satniceis adıyla bilinen Tuzla Çayı, kuzey ve güney yönlerinde uzanırken Behramkale Köprüsü bu iki yakayı birbirine bağlar. Bugün paraleline yapılan yeni yol ve köprü sebebiyle aktif kullanılmasa’ da, Behramkale Köprüsü tüm görkemiyle ayakta kalmayı başarmıştır.
Mimari Özellikleri
Köprünün en dikkat çekçi özelliği kemerleridir. Genel formda, ortadaki büyük kemer köprünün en yüksek noktasını oluşturur. Bu mimari yapı Selçuklu ve erken Osmanlı dönemine ait birçok köprüde görülen klasik bir formdur. Yüzyıllar boyunca seller, depremler ve zamanın yıpratıcı etkisine rağmen ayakta kalabilmesi, mühendisliğin en güçlü ispatıdır.
Tarihte köprüler yalnızca iki noktayı birleştiren yapılar olmamıştır. Behramkale Köprüsü de yüzyıllar boyunca insanları sevdiklerine, ticaret yollarına, köylere ve şehirlere ulaştırmıştır. Günlük yaşamın bir parçası olan bu yapı, geçmişte kervanların, yolcuların ve köylülerin ulaşımına eşlik etmiştir.
Seçuklu ve Osmanlı Etkileri
Behramkale Köprüsü’nün mimari dili, Selçuklu ve Osmanlı köprü geleneğinin izlerini taşır. Özellikle taşların yerleştirilme biçimi ve kemerlerin oranları, dönemin yapı anlayışıyla büyük benzerlik gösterir. Aynı bölgede bulunan Kemallı Aslıhan Bey Camii ve Behramkale Camii’nde görülen duvar tekniği ile köprüdeki işçilik arasındaki benzerlikler dikkat çekicidir. Bu nedenle bazı araştırmacılar, camiyi yaptıran kişinin aynı zamanda bu köprüyü de inşa ettirmiş olabileceği öne sürülüyor.
Doğayla İç içe
Köprünün bulunduğu çevre, Assos’un doğal güzelliklerini görmek için ideal bir nokta. Tuzla Çayı’nın serinliği, etrafındaki bitki örtüsü ve taş köprü birleştiğinde eşsiz bir manzara ortaya çıkıyor. Özellikle sabah erken saatlerde ya da gün batımına yakın zamanlarda köprü çevresinde durup manzarayı izlemek, tatilinizin en güzel anlarından biri olur. Fotoğraf meraklıları için de ışığın taş kemerle buluştuğu anlar kaçırılmaz.
Behramkale Köprüsü’nden geçip Assos’a doğru ilerledikçe, yol boyunca karşılaşılan zenginlikler, taş duvarlar ve denizden gelen iyot kokusu bu kasabanın ne kadar özel ve güzel olduğunu anlatır.
Assos’un doğasına ve ruhuna uyumlu bir konaklama deneyimi Assos Park Hotel karşılar misafirlerini. Gün içinde tarihle iç içe geçen adımlar, akşam saatlerinde huzurlu bir dinlenmeye bırakır kendini
Tıpkı bir köprü gibi, Assos Park Hotel de geçmişle bugünü buluşturan, doğayla uyumlu atmosferiyle misafirlerine huzurlu bir konaklama deneyimi sunar.
Toplam Blog Yazısı: 159