Bazı yerler vardır, sadece gezilmez. Dinlenir.
Assos da onlardan biri.
Buraya ilk kez gelenlerin çoğu aynı şeyi söyler. ‘Bir tuhaflık var burada’
Ama bu tuhaflık öyle rahatsız edici bir şey değil. Aksine insanın içine işleyen bir sakinlik.
Biz de merak ettik.
Eğer konuşabilseydi, bize ne söylerdi?
Ve sorularımızı sorduk.
İnsanlar buraya neden geliyor?
Çünkü yoruldular.
Ama bunu geç fark ediyorlar.
Şehirde herkes yorgun ama kimse durmuyor.
Buraya geldiklerinde ilk kez duruyorlar.
Ve o zaman anlıyorlar.
Peki neden geri dönmek istemiyorlar?
Çünkü burada acele yok.
Kimse sabah alarmıyla uyanmak zorunda değil.
Güneş doğuyor, rüzgar esiyor, deniz hep orda.
İnsanlar burada ‘yetişmek’ zorunda olmadıklarını hatırlıyor.
En çok da bu hoşlarına gidiyor.
Sabah saatlerinde Kadırga Koyu’nda yürüyen biri bunu daha iyi anlar. Deniz henüz dalgasızdır.
Zeytin ağaçlarının arasından hafif bir rüzgar geçer
Ve o an, hiçbir şey eksik değildir.
Burada zaman neden farklı hissediliyor?
Çünkü burada zaman ölçülmez.
Dakikalarla değil, anlarla ilerler.
Bir kahvaltı ne kadar uzun sürdü diye düşünmez kimse.
Sadece o anın içinde kalır.
İnsanlar burada neyi buluyor?
Kendilerini
Ama ararken değil.
Unutmayı bıraktıklarında.
Telefonlarını bir kenara koyduklarında, sessizliği dinlediklerinde, denize uzun uzun baktıklarında.
Aslında kaybettikleri şeyin ne olduğunu hatırlıyorlar.
O hatırlama bazen bir dalga sesinde, bazen bir zeytin ağacının yaprağında, gün batımında veya doğumunda…
Güneş yükselir, denizin rengi değişir.
Sahildeki sesler azalır, rüzgar biraz daha hissedilir. Denize sıfır bir yerde oturup sadece ufka bakmak bile yeterlidir. Bazen hiçbir şey yapmamak, yapılacak en doğru şey olabilir.
Peki herkes aynı şeyi mi hissediyor?
Hayır.
Ama herkes bir şey hissediyor.
Kimi huzur bulur, kimi geçmişi hatırlar, kimisi ise sadece yavaşlar.
Ama kimse buradan aynı şekilde dönmez.
Sen en çok kimleri hatırlarsın?
Acele edenleri.
Çünkü ilk gün en çok onlar zorlanır.
Telefonlarına bakarlar, saatlerine bakarlar. Ama birkaç gün sonra değişirler. Daha az konuşur, daha çok dinlenirler.
Ve sonunda ise gitmek istemezler.
Akşam saatlerinde bu his daha da derinleşir. Güneş yavaşça inerken, deniz koyulaşır. Gökyüzü değişir, sesler azalır.
Ve geriye sadece kalan huzur olur.
İnsanlara söylemek istediğin bir şey var mı?
Aslında bir şey söylememe gerek yok. Buraya geldiğinizde zaten kendiniz bir süre sonra ne olduğunu anlıyorsunuz.
İlk gün biraz garipsiyor, ikinci gün alışıyor, üçüncü gün ise gitmek istemiyor.
Belki de bu yüzden Assos’la yaptığımız bu konuşmanın en net cevabı aslında hiç söylenmedi.
Çünkü bazı yerler anlatılmaz.
Sadece hissettirir.
Ve Assos, söylediklerinden çok söylemedikleriyle akılda kalır.
Toplam Blog Yazısı: 172