Assos denince çoğu kişinin aklına ilk olarak masmavi deniz ve antik kent gelir. Ama bu coğrafyanın asıl ruhu, tepelerin arasına saklanmış tarihi köylerinde yaşar. Taş evlerin gölgesinde, rüzgarın taşıdığı kekik kokusunda ve dar sokaklarda yankılanan geçmişte...
Eğer Assos’u gerçekten hissetmek istiyorsanız, sadece denize girmek yetmez. Biraz yukarı çıkmalı, köylerin içine karışmalı, zamanın nasıl yavaşladığını bizzat görmelisiniz.
Behramkale Assos’un Kalbi
Assos’un merkezi sayılan Behramkale, aslında başlı başına bir açık hava müzesi. Dar taş sokaklardan yürürken bir anda karşınıza çıkan manzara, sizi binlerce yıl öncesine götürür. Burada en dikkat çeken yapı hiç şüphesiz Athena Tapınağı. Ege’ye karşı konumlanmış bu antik yapı, gün batımında bambaşka bir atmosfere bürünür.
Köyün içinde dolaşırken:
Taş evlerin mimarisini inceleyin.
Yerel ürünler satan tezgahlara göz atın.
Bir kahve molası verip manzarayı izleyin.
Behramkale Assos’un tarihini anlatmaz yaşatır.
Adatepe: Zeytin Ağaçlarının Gölgesinde
Kaz Dağlarının eteklerinde yer alan Adatepe, Assos çevresinin en karakteristik köylerinden biridir. Taş evleri, zeytin ağaçları ve dingin atmosferiyle adeta bir film sahnesi gibi.
Bu köyde:
Zeytinyağı kültürünü yakından hissedersiniz.
Eski Rum mimarisinin izlerini görürsünüz.
Sessizliğin içinde gerçekten dinlenirsiniz.
Adatepe’de zaman biraz daha yavaş akar. Acele etmeden gezmek gerekir.
Yeşilyurt: Doğayla İç İçe Bir Kaçış
Yeşilyurt Köyü, doğa ile iç içe bir deneyim arayanlar için birebir. Kaz Dağları’ndan gelen temiz hava, köyün her köşesinde hissedilir.
Burada:
Taş evler doğayla uyum içindedir.
Sokaklar çiçeklerle süslü.
Sessizlik ve huzur anlatılmaz yaşatır.
Babakale: Anadolu’nun Ucunda Bir Hikaye
Türkiye’nin en batı noktalarından biri olan Babakale, hem konumuyla hem de hikayesiyle farklı bir yerde durur.
Osmanlı döneminde yapılan kalesi ve denizle kurduğu güçlü bağ, köye ayrı bir karakter kazandırır.
Buraya geldiğinizde:
Balıkçı teknelerinin koşuşturmasını izlersiniz.
Rüzgarın sert ama ferahlatıcı etkisini hissedersiniz.
Assos’u Anlamak İçin Köyleri Gezmek Şart
Assos sadece bir tatil rotası değil. Biraz yukarı çıktığınızda, köylerin içinde bambaşka bir dünya açılır.
Taş, rüzgar ve deniz...
Assos’un bu köylerini gezerken aslında sadece mekan değiştirmezsiniz; bir ruh halinden diğerine geçersiniz. Her köyün kendine özgü bir ritmi kokusu ve sesi vardır. Kimi yerde rüzgar daha sert eser, kimi yerde sessizlik daha derin hissedilir. Bu yüzden Assos’u anlamanın en güzel yolu, bu köyler arasında acele etmeden yavaş yavaş dolaşmaktır.
Hikayenin Devamı: Assos Park Hotel de Dinlenmek
Bu köyleri gezdikten sonra, günün sonunda tekrar denize dönmek... Kadırga Koyu’nun berrak suyunda serinlemek, zeytin ağaçlarının arasında sakin bir akşam geçirmek...
Assos Park Hotel, tam da bu deneyimin ortasında yer alır. Köylerin tarihini keşfedip, günün sonunda huzura dönmek isteyenler için muhteşem bir durak.
Toplam Blog Yazısı: 164