İlk bakışta denizin rengi değil, zeytin ağaçlarının arasında esen rüzgar ve taş sokakların sakinliği dikkat çeker. Ama burada biraz zaman geçirenler, bu bölgenin yalnızca bir tatil yeri olmadığını fark eder.
Son yıllarda Assos ve çevresinde ev alan insanların sayısı giderek artıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan ve daha sakin bir hayat arayan kişiler için bu bölge farklı alternatif sunuyor. İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi yoğun şehirlerden gelen bazı insanlar, Assos’ta geçirdikleri birkaç günün ardından daha fazla zaman geçirmek istediklerini fark ediyor.
Biz de Assos’ta ev alamaya karar veren bir şehir insanıyla konuştuk. Ona bu kararın nasıl ortaya çıktığını, Assos’ta yaşamayı nasıl hayal ettiğini ve bu bölgenin onda bıraktığı duyguyu sorduk.
İlk Gelişim Bir Tatildi Ama Dönüşü Farklı Oldu
Röportaj yaptığımız kişi İstanbul’da yaşayan ve uzun yıllardır yoğun bir iş temposunun içinde olan biri. Assos ile tanışması oldukça basit bir şekilde başlamış.
İlk kez birkaç yıl önce bir arkadaş tavsiyesiyle Assos’a gelmiş. Plan aslında sadece birkaç gün sürecek kısa bir tatilmiş. Ama bölgeyi gördükten sonra düşünceleri değişmiş.
İlk geldiğimde buranın atmosferi beni gerçekten şaşırttı. İstanbul’da sürekli bir koşturmaca var. Burada zaman farklı akıyor gibi. Sabah uyandığınızda duyduğunuz şey trafik değil, rüzgarın sesi oluyor.
Assos’un en çok etkileyen tarafının ise doğallığı olduğunu söylüyor. Büyük turistik merkezlerde sıkça görülen kalabalık ve gürültünün burada çok daha az olduğunu anlatıyor.
Assos’ta ev alma fikrinin bir anda ortaya çıkmadığını söylüyor. İlk ziyaretinden sonra bölgeye birkaç kez daha gelmiş. Her gelişinde burada daha uzun kalmak istediğini fark etmiş.
Bir süre sonra fark ettim ki tatilin en güzel anları aslında hiçbir şey yapmadığımız anlar. Sahilde yürümek, denize bakmak ya da Behramkale’ de taş sokaklarda dolaşmak… Bunlar şehirde unuttuğumuz şeyler.
Assos’ta Ev Alma Kararı
Peki bir tatilden kalıcı bir bağa dönüşen bu süreç nasıl oldu?
Aslında kararın tamamen duygusal olduğunu söylüyor.
Bir gün Behramkale’de yürürken kendi kendime düşündüm: Ben buraya sürekli gelmek istiyorum. Sonra neden burada küçük bir evim olmasın diye düşündüm.
Birçok kişi Assos’ta ev alma şehirden kaçmak olarak görüyor. Ama o bu düşünceye biraz farklı bakıyor.
Ben bunu kaçış olarak görmüyorum. Daha çok denge gibi düşünüyorum. Şehirde iş hayatı devam ediyor ama burada başka bir taraf var. İnsan sadece denizi görmek istiyor.
Assos’un bu dengeyi sağlayan yerlerden biri olduğunu söylüyor. Çünkü burası hala doğallığını koruyan yerlerden biri.
Assos’un İnsanlarda Bıraktığı His
Konuşmamızın sonunda ona tel bir soru soruyoruz:
Assos sizin için ne ifade ediyor?
Biraz düşündükten sonra şöyle cevap veriyor:
Sanırım burada insan kendini biraz daha sade hissediyor. Gürültü azalıyor, düşünceler netleşiyor. Belki de Assos’un en güzel tarafı bu.
Şimdilik daha çok yaz aylarında geliyorum. Yoğun şehir hayatından uzaklaşıp birkaç hafta Assos’ta vakit geçirmek bana çok iyi geliyor. Sabah denize yürümek, akşamüstü zeytin ağaçlarının arasında dolaşmak… Bunlar şehir de kolay bulunmayan şeyler. Belki ileride daha uzun süre kalırım ama şimdilik yaz ayları bile yetiyor.
Toplam Blog Yazısı: 172