Zeytin ağaçlarının gölgesinde unutulmaz bir huzur molası. Assos Park Hotel ê adım attığınızda hissettiğini şey gerçekten huzur. Gürültü değil, kalabalık değil… Sakinlik, önünüzde Kadırga Koyu’nun mavisi, arkanızda zeytin ağaçlarının gölgesi.
Havada Ege’nin o tanıdık tuzlu kokusu, rüzgarda hafif bir zeytin dalı hışırtısı. Kışın sessizliği yavaş yavaş dağılıyor, Behramkale’nin taş yolları, Athena Tapınağı’nın sütunları, Kadırga Koyu’nun mavi suları uyanıyor. Hadi sezon başlasın.
Peynir helvası, ilk duyulduğunda insanı biraz duraksatan bir tatlıdır. Peynir ve helva kelimeleri yan yana gelince, zihinde net bir tat oluşmaz. Oysa Çanakkale mutfağında peynir helvası, uzun zamandır yerini bilen, ne iddialı ne de mütevazı olmaya çalışan, olduğu gibi kalan bir lezzettir.
Ege’nin en etkileyici köşelerinden biri olan Assos Behramkale, çoğu kişi için antik tapınaklar, taş sokaklar ve zeytin ağaçlarıyla anılır. Oysa bu kasabanın sessiz ama derin bir mirası daha vardır. Dar sokaklarda, taş evlerin kapı önlerinde ya da küçük dükkanların içinde karşınıza çıkan el dokuması olan Yörük halıları… Assos’u özel kılan detaylardan biride budur.
Bazı yerler vardır, kendini hemen göstermez. Ne yüksek sesle konuşur ne de dikkat çekmeye çalışır. Sadece oradadır. Assos’un da böyle bir tarafı var. İlk bakışta deniz, taş evler, rüzgar… Ama biraz zaman geçince gözün başka şeylere takılmaya başlar. Bir dalın ucunda kıpırdayan bir yaprak. Taşların arasından hızla geçen küçük bir gölge. Rüzgarla birlikte yayılan keskin bir kekik kokus
Assos Antik Kenti’nin en etkileyici ve en iyi korunmuş kalıntılarından biri kesinlikle surlardır. Assos surları kente yaklaşırken insanın ilk fark ettiği yapılardan biridir. Surların büyük bir bölümü M.Ö. 4.yüzyıla dayanır. Kenti çepeçevre saran 3200 metreye varan uzunluğunda ve yer yer 20 metreye varan yüksekliğinde bir duvar olarak günümüze kadar gelmiştir. Manzarası Athena Tapınağı kadar etkileyicidir.
Total Blog Posts: 160