Bazı gün batımları diğerlerinden biraz daha farklıdır. Gökyüzü yine turuncuya döner, deniz yine sakinleşir ama insan o akşamın biraz daha uzun sürdüğünü hisseder. Assos’ta sezonun son günlerinde böyle bir duygu olur.
Assos denince çoğu kişinin aklına ilk olarak deniz, taş sokaklar, antik kalıntılar ve zeytin ağaçları gelir. Oysa bu bölgenin fark edilmeyen bir başka yönü vardır. Kuşlar… Sabahın erken saatlerinde deniz kıyısında yürürken, zeytin ağaçlarının arasından gelen kanat seslerini duyabilir ya da gökyüzünde süzülen bir göç sürüsünü izleyebilirsiniz. Assos ve çevresi, doğayla ilgilenenler için sessiz ama oldukça zengin bir kuş gözlem alanıdır.
Assos ve çevresindeki köylerde düğünler yalnızca iki kişinin evlenmesinin yanı sıra, köyün bir araya geldiği, komşuların yardımlaştığı ve geleneklerin yaşatıldığı büyük bir şenliktir.
Ege kıyıları yalnızca denizi ve antik kentleriyle değil, aynı zamanda köklü tarım kültürüyle de bilinir. Zeytin ağaçları bu coğrafyanın en belirgin simgesi olsa da üzüm bağları da yüzyıllardır bölgenin yaşamın bir parçasıdır. Assos ve çevresinde dolaşırken, zeytinliklerin arasında küçük üzüm bağlarına rastlamak mümkündür. Bu bağlar Ege kırsalının eski üretim geleneğini hatırlatan küçük ama anlamlı izler taşır.
Türkiye’nin tarihindeki en önemli günlerden biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı, yalnızca bir askeri zaferin yıldönümü değildir. Bu tarih, bir milletin özgürlüğe olan inancının, bağımsız yaşama iradesinin ve kararlılığının simgesi haline gelmiştir. 1922 yılında Büyük Taarruz’ un zaferle sonuçlanması, Anadolu’nun kaderini değiştiren ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden yolu açan en önemli dönüm noktalarından olmuştur.
Son yıllarda Türkiye’de tatil tercihleri belirgin şekilde değişmeye başladı. Büyük ve kalabalık tatil merkezleri yerine insanlar artık daha sakin, doğayla iç içe karakteri olan yerleri tercih ediyor. İşte tam bu noktada Assos, Ege’nin en dikkat çeken destinasyonlarından biri haline geldi
Total Blog Posts: 178