Bazı koylar vardır ki yol tabelalarında adını görmezsiniz. Bazı kıyılar vardır ki arabayla ulaşmak neredeyse mümkün değildir. Kayalıkların arkasına saklanmış küçük koylar, yalnızca denizden yaklaşınca ortaya çıkar. İşte bu yüzden Assos’u gerçekten keşfetmek isteyenler için tekneyle yapılan küçük yolculuklar bambaşka bir deneyim sunar.
Assos bir tek noktadan oluşmuyor. Antik Liman var, Behramkale köyü var, çevrede farklı koylar var... Ama konu denize yakın olmak, rahat bir tatil yapmak ve sabah kapıyı açınca Ege havası hissetmek olduğunda birçok kişinin rotası aynı yere çıkıyor: Kadırga Koyu.
Sabahın ilk ışıkları mı? Yoksa gün batımının o altın rengi mi? İşin ilginci, bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü Kadırga Koyu’nda gün aslında iki farklı hikaye anlatır. Biri sabah başlar, diğeri ise akşam biter... ve ikisi de bambaşka hissettirir.
Assos’ta plajlı otel denince akla ilk gelen bölgelerden biri Kadırga Koyu olur. Burası bölgenin en rahat denize girilen yerlerinden biridir. İnce çakıllı sahili, berrak ve serin suyu, geniş plajıyla öne çıkar.
Assos Park Hotel olarak, size sadece bir konaklama değil; yavaşlayan, nefes alan ve gerçekten dinlendiren bir tatil sunar. Gelmeden önce, burada geçireceğiniz zamanı daha konforlu ve keyifli hale getirecek küçük ama önemli detaylar…
Bazı yerler ilk bakışta etkiler. Assos ise yavaş yavaş içine işler. Tepede, denize karşı duran Athena Tapınağı, aşağıda koylar, berrak su… Arada taş sokaklar ve zeytin ağaçları…
Total Blog Posts: 220