Tatil bittiğinde bazen gittiğimiz yerlerin de bizimle birlikte tatile ara verdiğini düşünüyoruz.
Valizler kapanıyor, dönüş yolu başlıyor, telefondaki fotoğraflar yavaş yavaş geriye doğru düşüyor.
Biz günlük hayatımıza dönüyoruz.
Peki Assos’ta ne oluyor?
Hiçbir şey bitmiyor aslında.
Sadece hikaye değişiyor.
Kasım gelince Kadırga Koyu’nda yazın o telaşlı kalabalığı yoktur.
Ama deniz hala orada.
Behramkale’nin taş sokakları aynı yokuşları tırmanmaya devam eder. Athena Tapınağı yine tepeden Ege’ye bakar. Köylerde sabah yine başlar, sofralar yine kuruluyor, zeytin ağaçlarının altında bu kez bambaşka bir hareket vardır.
Çünkü biz Assos’u yalnızca tatil beldesi gibi görsek de burada hayatın yalnızca yaz aylarından ibaret değildir.
Hatta kasım geldiğinde bölgenin en eski hikayelerinden biri yeniden başlıyor:
Zeytin zamanı.
Yazın Assos yollarından geçerken iki yanımızda gördüğümüz zeytin ağaçlarına çoğu zaman sadece manzara diye bakarız. '' Ne güzel''deyip yolumuza devam ederiz.
Kasımda ise o ağaçlar artık bir manzara olmaktan çıkar hayatın tam ortasına oturur.
Zeytinliklerde hareket başlar. Dalların arasındaki meyveler toplanır, kasalar dolar. Hasadın ardından zeytinlerin yağa dönüşeceği yolculuk başlar.
Belki de yazın sofrada ekmeğimizi banarak yediğimiz o güzel zeytinyağının hikayesinin nerede başladığını en iyi anlatan aylardan biridir kasımdır.
Bir tatil bölgesi olarak gördüğümüz Assos, aslında aynı zamanda üretmeye devam eden bir bölgedir.
Ve mevsim değişince bunu daha iyi fark ederiz.
Köylerde Hayat Kendi Ritminde
Kasımın gelişi yalnızca zeytinlikleri değiştirmez.
Behramkale ve çevresindeki köylerde de hayat başka bir düzene geçer.
Bahçelerde kış hazırlıkları vardır. Sabah günlük işler devam eder.
Bir yerde çay demlenir.
Bir yerde zeytin ayıklanır.
Bir yerde ertesi gün yapılacak işler konuşulur.
Bunların hiçbiri turistler için hazırlanmış görüntüler değildir.
Zaten güzel tarafı da budur.
Assos, ziyaretçileri gittikten sonra dekorunu toplayıp kapılarını kapatan bir yer değildir.
Burada yaşayan insanlar için yeni bir gün yine başlar.
Deniz de Bir Yere Gitmedi
Kadırga Koyu’nu çoğumuz yazdan tanıyoruz.
Şezlongların arasından, denize girerken, havlumuzu sererken, sabah ilk kez kıyda yürürken…
Kasımda aynı kıyıya baktığınızda ise denizin görevi değişmiş gibidir.
Artık içine girmekten çok karşısında durup bakmak istersiniz.
Havanın durumuna göre bazen sakin, bazen hareketlidir. Gökyüzünün rengi suya karışır. Yazın alıştığımız parlak mavilerin yerine gün içinde sürekli değişen renkler gelir.
Deniz aslında aynıdır.
Bizim onunla kurduğumuz ilişki değişmiştir.
Belki de Assos’un mevsimlerini güzel yapan şeylerden biri tam olarak budur.
Aynı yere bakıp her seferinde başka bir şey görebilmek.
Tatil Bitti, Hatıralar Yerinde
Assos Park Hotel’de sezon sona erdiğinde odalar yeni misafirlerini beklemek üzere dinlenmeye geçer.
Yaz boyunca kahvaltıların yapıldığı masalar, denizden dönülen öğleden sonralar, akşam yemekleri, balkonda içilen kahveler artık bir sonraki sezonun hikayelerini bekler.
Ama burada yaşananlar kaybolmaz.
Belki bir çocuk ilk kez burada denize girdi.
Bir çift uzun zamandır ertelediği o tatili yaptı.
Bir aile yıllardır olduğu gibi yine aynı tarihlerde geldi.
Birileri Athena Tapınağı’ndan ilk kez gün batımını izledi.
Birileri Kadırga Koyu’nda “Seneye yine gelelim” dedi.
Kasım geldiğinde otelin kapılarının kapanması bütün bunların bittiği anlamına gelmiyor.
Sadece yeni anılar için biraz bekleme zamanı başlıyor.
Assos’un Takvimi Bizimkinden Biraz Farklı
Biz yılı çoğu zaman tarihlerle bölüyoruz.
Yaz başladı.
Tatil bitti.
Okullar açıldı.
Kış geldi.
Okullar kapandı.
Assos ise sanki zamanı başka türlü ölçüyor.
Denizin değişen rengiyle, zeytinin olgunlaşmasıyla, toprağın kokusuyla, köylerde başlayan hazırlıklarla…
Bir mevsim diğerinin yerini alırken hayat durmuyor.
Sadece başka bir hikayeye geçiliyor.
Bu yüzden kasım ayında Assos’a uzaktan baktığımızda “Sezon bitti” demek belki biraz eksik kalıyor.
Çünkü biten yalnızca tatil sezonu.
Zeytinliklerde, köylerde, denizin kıyısında, Behramkale’nin sokaklarında…
Ve Assos Park Hotel de bir sonraki sezon kapılarını yeniden açana kadar bu hikayenin içinde, Kadırga Koyu’nun kıyısında beklemeye devam ediyor.
Çünkü bazı yerlerde sezon biter. Ama hayat hiçbir zaman sezondan ibaret değildir.
Toplam Blog Yazısı: 223