Bazı kapılardan içeri adım attığınızda zaman yavaşlar. Gürültü, yorgunluk geride kalır, omuzlar fark etmeden gevşer. Assos Park Hotel’ in kapısından içeri girdiğinizde hissedeceğiniz duygu tam olarak budur. Burada sizi yalnızca bir otel değil, sakinlik doğa içten bir misafirperverlik karşılar.
Assos’a gelen herkesin ilk fark ettiği şey, buranın yalnızca bir tatil beldesi olmadığıdır. Taş sokaklar, zeytin ağaçları ve denize doğru açılan manzaralar arasında taş evler. Assos’un kalbi sayılan Behramkale köyünde dolaşırken, taş evlerin birbirine yaslanarak rüzgara karşı durduğunu görürsünüz. Bu evler gösterişten uzak ama karakterlidir. Her biri Assos’un sade anlayışını mimarisi ile de anlatır.
Assos’ta yaşam pahalı mı? diye sorduk Çayını yudumlayan Hüseyin Amca gülümsedi: Neye göre pahalı kızım? dedi Sabah güneşi taş sokakların arasından yavaş yavaş süzülüyor. Karşımızda Behramkale’nin sabah sakinliği… Bir köşede kedi uyuyor. Sabah yürüyüşe çıkıp çayını içmeye gelenler, temiz havayı içine çekenler… Bizim sorumuz ise gerçekten pahalı mı burası?
Türkiye’nin birçok sahil kasabası zamanla değişti. Beton yükseldi, sahiller kalabalıklaştı. Bir zamanlar sakin olan pek çok yer, bugün yaz sezonunda nefes alınamaz hale geliyor. Peki Assos neden hala aynı? Neden burada yüksek katlı oteller, dev tatil köyleri, gürültülü beach clublar yok?
Kurban Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlik olmanın en saf haliyle yaşandığı, sevgi ve merhametin kapı kapı dolaştığı mübarek bir zamandır.
Yoğun geçen haftalar, uzun çalışma saatleri, kalabalık şehir hayatı ve sürekli hızlı bir tempo… Bazen insanın tek ihtiyacı, cuma akşamı işten çıkıp ve tüm haftayı geride bırakıp sakin bir yere doğru yola çıkmaktır
Total Blog Posts: 160