Behramkale’nin taş sokaklarında yürürken ilk dikkat çeken şey mimaridir. İkincisi manzara. Ama asıl hikaye çoğu zaman gözümüzün önündekiler değil de, tezgahın arkasında, avlunun içinde saklıdır. Bu köyün dönüşümünde en görünmez ama en güçlü rol kadınlara aittir.
Assos kıyısında gün batımına doğru denize baktığınızda, ufuk çizgisinin hemen üzerinde başka bir ülkenin varlığını çıplak gözle görebilirsiniz. Midilli Adası. Hava açıksa, gün batımı çökerken karşı kıyının ışıkları da tek tek belirmeye başlar. O an hissedilen şey yalnızca bir manzara estetiği değil, daha çok sınırda olma duygusudur.
Assos’a ilk gittiğimde balığın bu kadar övülmesini biraz abartı sanmıştım. Sonuçta balık balık balıktır diye düşünüyordum. Ama ilk akşam Assos Park Hotel’ de yediğim sade bir levrek, fikrimi tamamen değiştirdi. Tadı mükemmeldi. Et dokusu daha sıkıydı. Ağızda dağılan değil, diri kalan bir lezzet vardı.
Assos, Kuzey Ege’nin en büyüleyici köşelerinden biri olan Behramkale’nin hemen altında yer alan antik bir liman ve koylar bütünü. Tarihi Athena Tapınağı’nın tepesinden bakınca masmavi suları herkesin aklına aynı soru gelir. Bu sularda dalmak nasıl bir deneyim olur?
Assos çevresinde akşam yemekleri uzun sürer. Kimse hızlı hızlı yemez. Sofra kurulduktan sonra aceleyle yemeği yiyip kalkmak gibi bir alışkanlık yoktur. Bu da yemeğin tadını fark etmeyi kolaylaştırır. Assos Park Hotel’ de akşam yemeği, bu sakinliğin bir uzantısı gibidir. Menüde gösterişten çok sadelik ön plandadır. Taze ürünler, yerel tatlar ve mevsime göre değişen yemekler masaya gelir.
Assos’a her gittiğimde, sanki ayaklarım otomatik olarak o taşlı patikalara yöneliyor dediğinizi duyar gibiyim. Behramkale’nin dar sokaklarından çıkıp antik kentin girişine vardığında, zihnindeki tüm sesle susuyor ve sadece doğa ve sen baş başa kalıyorsun. Burada yürüyüş yapmak sadece atım atmak değil, binlerce yıllık bir hikayenin içinde olmak gibi. Burada yürümek zamana karışmak gibi. Assos’ta yapılan trekking ve hiking rotaları tam olarak böyle bir deneyim sunar.
Total Blog Posts: 160