Assos ve cevresi gezi onerileri
Tatilden döndüğümüzde telefonumuzda yüzlerce fotoğraf oluyor. Denizi çekmişiz, masayı çekmişiz. Gün batımını bir kere çekmek yetmemiş, birkaç dakika arayla yeniden çekmişiz. Kahvaltı tabağının fotoğrafı var, yola çıkmadan önce çekilen fotoğraf var, sahilde yürürken çekilen var...
Bazen uzun bir tatil için ne zaman vardır ne de fırsat. Ama cuma akşamı yola çıkıp pazar akşamı eve dönmek için iki gün yaratılabilir.
Assos denildiğinde çoğumuzun yazın tam ortasından bir görüntü beliriyor. Güneşin iyice yükseldiği bir öğle saati, Kadırga Koyu'nun mavisi, plajda geçirilen uzun saatler, taş duvarların üzerine düşen güneş ışığı...
Bazı gün batımları vardır, fotoğrafını çekersiniz ama görüntü o an hissettirdiğinin yanına bile yaklaşmaz. Kuzey Ege'de gün batımları tam olarak böyledir. Özellikle Assos ve çevresinde günün son saatlerinde gökyüzü bazen turuncudan pembeye, pembeden mora uzanan renklerle adeta bir tabloya dönüşür.
Assos'a geldiğinizde manzaranın başka türlü olduğunu fark edersiniz. Burada sahnenin başrolünde palmiyeler değil; zeytin ağaçları, makiler, çamlar, taşlık yamaçlar ve Kuzey Ege'nin kendine özgü bitki örtüsü vardır.
Yıllar önce içtiğimiz bir kahvenin tadını, fincanı desenini ya da masanın üzerinde ne olduğunu büyük ihtimalle hatırlamayız. Ama karşımızda kimin oturduğunu, o gün ne konuştuğumuzu, neden güldüğümüzü ya da bize söylenen bir cümlenin içimizde bıraktığı duyguyu bazen hiç unutmayız.
Total Blog Posts: 219