Assos ve cevresi gezi onerileri
Yaz mevsimi göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Bir bakmışsınız takvim ağustosun son günlerini göstermeye başlamış. Eğer bu yaz henüz kısa bir kaçamak yapmadım ya da deniz tatilini erteledim diyorsanız, hala geç değil.
Türkiye'nin en sevilen tatil beldelerinden biri olan Assos, sadece tarihi atmosferi ve doğal güzellikleriyle değil, masmavi deniziyle de her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor. Özellikle Ağustos ayına gelindiğinde ise birçok tatilci aynı yorumu yapıyor: Deniz sanki cam gibi...
Bilim insanları, kokuların hafızayla güçlü bir bağı olduğunu söylüyor. Bu yüzden yıllar sonra duyduğunuz tanıdık bir koku sizi hiç beklemediğiniz bir ana götürebilir.
Bazen haritalarda ismi küçük yazılmış bir köyün yakınında, bazen zeytin ağaçlarının arasındaki eski bir patikanın sonunda, yıllardır sessizce ayakta duran yapılarla karşılaşırsınız.
Assos denince ilk akla deniz, tarih ve taş sokaklar gelir. Oysa burada bambaşka bir güzellik var ki o da gökyüzü... Büyük şehirlerde yüksek binalar, yoğun ışıklar ve sürekli koşuşturma içerisinde olduğumuzdan başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmayı unutuyoruz. Assos’ta ise durum biraz farklı işliyor. Burada akşam olduğunda gözler kendiliğinden gökyüzüne dönüyor.
Assos ve çevresi hikayeleri ile de insanı etkileyen bölgelerden biridir. Antik kentleri, taş evleri, zeytinlikleri ve masmavi deniziyle tanınan bu coğrafya, aynı zamanda yüzlerce yıldır anlatılan efsanelere de ev sahipliği yapar. Bu efsanelerin en bilinenlerinden biri ise Kaz Dağları’nın zirvelerinden doğan Sarıkız Hikayesi’dir.
Total Blog Posts: 219