Restoran ve yemek onerileri
Assos ve çevresinde gerçek hayatını en iyi görebileceğiniz yerlerden biri de köy pazarlarıdır. Turistik restoranların ya da sahil kafelerin dışında, bu pazarlar aslında bölgenin günlük yaşamının bir parçasıdır. Sabahın erken saatlerinde kurulan tezgahlarda yalnızca sebze ve meyve satılmaz; aynı zamanda bu toprakların hikayeleri, alışkanlıkları ve mutfak kültürü paylaşılır.
Ege kıyılarında bazı yerler vardır ki yalnızca deniziyle değil, toprağının verdiği lezzetlerle de hafızada kalır. Assos tam olarak böyle bir yerdir. Bu antik kent son yıllarda başka bir yönüyle daha dikkat çekmeye başladı. Bağları ve yerel şarapları.
Ege mutfağı denildiğinde çoğu kişinin aklına zeytinyağı, deniz ürünleri ve otlar gelir. Ancak bu bölgenin bir de doğal ve ferahlatıcı içecekleri olan, özellikle yaz aylarında sıkça tüketilen koruk suyu ve karadut suyu vardır.
Ege kıyılarında balık yalnızca bir ana yemek değildir. Bazen sofranın en değerli başlangıcı, bazen de deniz kültürünün en güçlü temsilcisidir. Assos ve çevresinde yıllardır yapılan iskorpit çorbası da bu geleneğin en özel lezzetidir. Dış görünüşü dikenli ve sert olan iskorpit balığı, doğru şekilde hazırlandığında oldukça aromatik ve güçlü bir çorba ortaya çıkarır. Bu yüzden Ege kıyılarındaki balıkçı sofralarında iskorpit çorbasının ayrı bir yeri vardır.
Assos’a ilk kez gelen birçok kişi bölgenin güzelliğini deniz, taş evler ve antik kentlerle anlatır. Athena Tapınağı’ndan görünen Ege manzarası, Behramkale’nin dar sokakları ya da Kadırga Koyu’nun berrak suyu gerçekten büyüleyicidir. Bu muazzam manzaraların yanı sıra doğanın sofraya uzanan hikayesi vardır.
Assos ve çevresi yalnızca tarihi ve deniziyle değil, aynı zamanda mutfağıyla da oldukça zengin bir bölgedir. Assos’ta gezerken bazen bir zeytinyağı, bazen bir peynir, bazen de adını daha önce hiç duymadığınız bir tatlıyla karşılaşabilirsiniz.
Total Blog Posts: 220