Son yıllarda ‘Blue Zone’ yani ‘Mavi Bölge’ kavramı sıkça konuşuluyor. Bu terim dünyada insanların ortalamadan daha uzun ve sağlıklı yaşadığı bölgeler için kullanılıyor. Bu yerlerden biri de Ege’ deki Ikaria adası. Peki karşı kıyıda duran Assos için böyle bir benzetme yapmak mümkün mü?
Başta net söyleyelim: Assos resmi olarak bir ‘Mavi Bölge’ değildir. Böyle bir bilimsel sınıflandırma yoktur.
Ama yaşam tarzı açısından bazı benzerlikler dikkat çekiyor.
Hava: Nefes Aldığını Hissetmek
Assos Kaz Dağları’nın eteklerinde, denizle iç içe bir konumda yer alıyor. Sürekli esen rüzgarı, yoğun yapılaşmadan uzak yapısı ve doğal bitki örtüsü sayesinde ‘ağır’ bir hava hissi yok.
Temiz havanın genel sağlık üzerinde olumlu etkileri uzun süredir biliniyor. Elbette tek başına bir mucize değil ama yaşam kalitesini arttıran en etkili unsurlardan biri. Assos’ta gün ağardığında sabah yürüyüşe çıkıp derin bir nefes aldığınızda bunu gerçekten hissediyorsunuz.
Beslenme: Ege Sofrası
Ikaria’ da uzun ömürle ilişkilendirilen en önemlisi beslenme düzeni; zeytinyağı, baklagiller, yabani otlar ve taze ürünlere dayanıyor. Assos çevresinde de benzer bir mutfak kültürü var: Soğuk sıkım zeytinyağı, radika, şevketi bostan, deniz fasulyesi gibi taze otlar. Günlük balık yemek.
Ev yapımı yoğurt ve bakliyat… Bu yapı, literatürde ‘Akdeniz tipi beslenme’ olarak tanımlanıyor ve dengeli bir beslenme modeli olarak kabul ediliyor. Yani burada aslında mesele diyet yapmak değil, dengeli beslenmek, doğal olanı yemek.
Assos’ta zaman şehirdeki gibi akmıyor. Trafik yok denecek kadar az. Koşuşturma sınırlı, insanlar birbirini tanıyor. Uzmanlar uzun ömür araştırmalarında düşük stresin ve sosyal bağların önemli olduğunu söylüyor. Assos’ta hayatın temposu yavaş. Bu da günlük yaşamı daha sakin hale getiriyor.
Spor Değil, Günlük Hayat
Ikaria’ da insanlar spor salonuna gitmez, ama aktif bir yaşam sürer. Bahçeyle uğraşır, yürür, günlük işlerini kendileri yapar. Planlanmış bir egzersiz değil, hayatın doğal bir parçasıdır.
Assos’ta taş sokaklar, yokuşlar ve doğal yürüyüş rotaları insanın farkında olmadan hareket etmeye davet eder. Kısa mesafeler bile yürüyerek gidilir, bahçe ile uğraşılır. Uzmanlara göre düzenli yürüyüş, vücudun genel zindeliğini arttırır ve hareket kabiliyetini destekler. Assos’ta bu hareketlilik bir ‘program’ değildir. Kimse spor yapıyorum diye yola çıkmaz ama gün sonunda beden zaten ihtiyacı olan hareketini tamamlamıştır.
Assos bir Mavi Bölge değildir. Buna dair bilimsel veri yok. Ama temiz hava, Ege tipi beslenme, doğal hareket ve sakin yaşam gibi unsurların bir araya geldiği bir yer.
Belki uzun ömrün sırrı sadece nerede yaşadığımız değil, orada nasıl yaşadığımızdır. Assos bunu hatırlatan bir yer. Ve bazen böyle yerlerde birkaç gün geçirmek bile, insana iyi gelir.
Assos Park Hotel de tam olarak bu ritmin içinde yer alır. Birkaç günlüğüne bile daha dengeli, daha sade ve daha gerçek bir tempoyu hatırlamaktır.
Assos bir Mavi bölge olmayabilir; ama insanın kendi dengesini yeniden bulabildiği nadir yerlerden biridir.
Toplam Blog Yazısı: 161