Kayaların Arasında Bir Hayat: Assos’ta Deniz Fasulyesi

Kayaların Arasında Bir Hayat: Assos’ta Deniz Fasulyesi

Assos’ta denize baktığınızda ilk fark edilen şey suyun berraklığı, maviliğidir. Aşağılara bakarsanız kayaların arasında başka hayat dikkatinizi çeker. Denizle karanın tam sınırında, dalgaların ulaşıp çekildiği o dar hatlara tutunmuş deniz fasulyeleri.(bazı yerlerde ‘deniz börülcesinin zarif kuzeni diye anılır)

Ne Tam Deniz, Ne Tam Kara

Deniz fasulyesi, yaşamak için arada olmayı seçer. Dalgalarla ıslanır, tuzla beslenir; ama kökleri kayaya, toprağa tutunur. Ne tamamen denizin içindedir ne de karanın güvenli sınırında. Bu yüzden dayanıklıdır. Assos’un kıyıları serttir, girintilidir. Deniz fasulyesi tam da bu yüzden burada yaşar. Rüzgar sert estiğinde eğilir ama kopmaz, tuz arttığında solmaz aksine bulunduğu yere daha sıkı tutunur.

Deniz fasulyesi, uzaktan görülmez.

Yaklaşmak, bakmak, hatta biraz eğilmek gerekir.

Assos civarında, özellikle Behramkale’ den Kadırga Koyu’na, Sazlıbayır’a doğru uzanan sahil şeridinde bahar sonu, yaz başı gibi taze taze toplanır. Deniz börülcesine göre daha az tuzlu, daha ince yapılı, kılçıksız ve hafif tatlımsı bir lezzeti vardır. Isırdığında önce hafif bir çıtırtı, sonra ağzında dağılan o ferah, mineral yüklü tat…

Sofrada Deniz Fasulyesi

Uzun zamandır Ege mutfağında bilinen ve kullanılan bir bitkidir. Özellikle tuzlu yapısı nedeniyle sodyum açısından zengin olduğu bilinir. Bu özelliği sayesinde vücudun su dengesiyle ilişkili bir besin olarak değerlendirilir.

Aynı zamanda deniz fasulyesi, doğal yapısında kalsiyum ve potasyum gibi mineraller barındırır. Bu mineraller, geleneksek beslenme kültüründe kemik yapısı ve dolaşım sistemiyle ilişkilidir. Bu yüzden deniz fasulyesi, Ege sofralarında ‘hafif ama güçlü bir yeşillik olarak görülür.  

Nasıl Tüketilir

Ege mutfağında deniz fasulyesi genellikle salata olarak hazırlanır. Toplandıktan sonra bol su ile birkaç kez yıkanır; doğa tuzu dengelensin diye de kısa süreli haşlanır. Ardından soğutulur ve servis tabağına alınır.

Üzerine zeytinyağı ve limonla hazırlanan sade bir sos gezdirilir. Başka bir şeye ihtiyaç yoktur. Çünkü deniz fasulyesinin asıl tadı; tuz ve deniz birleşiminden gelir.

Deniz fasulyesine ne kadar az müdahale edilirse, o kadar kendisi olur. Ne baharat ister, ne de karmaşık tarifler.

Assos Park Hotel’ e Uzanan Sofra

Burada lezzet, karmaşık sunumlarla değil; bulunduğu coğrafyayı anlatan küçük dokunuşlarla anlam kazanır.

Kıyıların arasında yetişen deniz fasulyesi nasıl denizle karanın tam sınırında duruyorsa, Assos Park Hotel’ de kurulan sofralar da doğayla insan arasındaki o ince çizgide yer alır. Fazlalıktan uzak, mevsimine saygılı ve Ege’nin ruhunu bozmadan…

Denizin kokusu burnunuzda, Antik Athena Tapınağı tepede size bakarken bir tabak deniz fasulyesi yemek… İşte o an zaman durur.

Eve dönerken mutlaka sizde yanınıza bir demet deniz fasulyesi alın. Mutfağınızda o tuzlu Ege kokusunu birkaç gün daha yaşatın. Çünkü bazı lezzetler sadece mideye değil, ruha da çok iyi gelir.

Kayaların arasında, denizle kara arasında.