Yaz aylarının haziran, temmuz ve ağustos' ta ibaret sanıyorsanız, dün gece bir mevsimin bittiğini düşünebilirsiniz. Okulların açılmasına az kaldı, tatil dönüşleri başladı.
Assos'ta Kadırga Koyu'nda denize doğru baktığımızda takvimle manzaranın pek de aynı fikirde olmadığını fark edebilirsiniz.
Deniz hala orada. Güneş hala sıcak. Plaj hala davetkar.
Yaz Bitmiyor, Sadece Ritmi Değişiyor
Ağustosun son günüyle eylülün ilk günü arasında doğanın keskin bir değişimi yok elbette. 31 Ağustos akşamı güneş battığında yaz bir anda valizini toplayıp tatile çıkmıyor...
Kuzey Ege'de mevsim geçişleri kendi ritminde yaşanıyor. Eylülün gelmesiyle plaj ve deniz hala değerlendirilebilecek kadar sıcak olabilir. Ancak ağustosun yoğun sıcaklarının ardından sabah ve akşam saatlerinde daha farklı, daha ferah bir hava hissedilmeye başlar.
İşte bu küçük değişim Assos'un havasını da değiştirebilir.
Temmuz ve ağustosta güneşten kaçmak için gölge aradığımız saatlerde, eylülde biraz daha uzun süre dışarıda kalmak isteyebilirsiniz. Sabah yürüyüşleri uzayabilir. Kahvaltıdan kalkmak için acele etmeyebilirsiniz.
Çünkü eylül insanı koşturmaktan çok yavaşlatır.
Kadırga Koyu'nun Eylül Sabahları
Bir eylül sabahını Kadırga Koyu'nda düşünün.
Gün yeni başlamış.
Sahil henüz hareketlenmemiş, deniz üzerinde sabah ışığı var. Birkaç kişi erkenden yürüyüşe çıkmış. Kimileri kahvesini almış, denize bakıyor.
Kadırga Koyu'nun yaz boyunca o canlı hali biraz daha sakinlemiş. Belki de eyül ayının güzelliği burada saklı. Yazın ortasında fark etmeden geçtiğimiz ayrıntılar daha görünür hale geliyor. Dalgaların kıyıya vuruşunu, zeytin yapraklarının hareketini, uzaktan gelen kuş seslerini saha fazla duyuyorsunuz.
Eylül Assos'ta biraz da etrafımızı yeniden fark etme zamanı.
Denizle Vedalaşmak İçin Henüz Erken
Eylül denildiğinde birçok kişinin aklına ilk soru doğal olarak şu oluyor:
''Denize girilir mi?''
Kuzey Ege'nin denizi hiçbir zaman tek bir cümleyle anlatılabilecek kadar tahmin edilebilir değil. Su sıcaklığı, rüzgar ve günlük hava koşulları değişebilir. Bu nedenle her gün için aynı sözü vermek doğru olmaz.
Ancak eylülün gelmesi, deniz günlerinin otomatik olarak sona erdiği anlamına da gelmez.
Özellikle güneşli ve sakin günlerde Kadırga Koyu hala denize girmek isteyenler için çok davetkar olur. Sabah denize girmek, biraz kitap okumak, öğleden sonra Assos'u gezmek ve akşam yeniden deniz kenarına dönmek...
Eylül tatili biraz daha özgür bir program olur.
Assos'u Gezmek İçin Başka Bir Zaman
Yazın sıcak günlerinde denizden çıkmak istemeyen biriyseniz eğer, tarihi ve çevreyi gezmeyi sürekli yarına bırakmış olabilirsiniz. Eylülde ise tatilin içine küçük keşifler eklemek çok daha cazip hale gelir.
Behramkale'nin taş sokaklarında dolaşmak, Assos Antik Kenti'ne çıkmak, Athena Tapıağı'nın bulunduğu noktadan Ege'ye bakmak, çevredeki köylere doğru kısa bir rota oluşturmak...
Sabah deniz, öğleden sonra tarih, akşam gün batımı.
Assos Park Hotel' de Eylül Başka Bir Huzur
Kadırga Koyu'nun denize sıfır konumunda yer alan Assos Park Hotel, eylülün bu daha sakin havasını hissetmek için güzel bir başlangıç noktası. Sabah uyandığınızda denize birkaç adım uzaklıkta olmak, güne sahilde başlamak, gün içinde otelin bahçesinde zeytin ağaçlarının arasında dinlenmek.
Assos Park Hotel' in özel plajı, açık havuzu, doğal taş mimarisi ve yeşillikler içindeki bahçesi yazın sevdiğimiz tatil hissini eylülde de sürdürüyor.
Çiftler için baş başa geçirilecek birkaç gün, yoğun yaz dönemi tercih etmeyenler için sakin bir kaçamak ya da sadece şehir hayatına dönmeden önce kendine birkaç gün ayırmak...
Eylül, Assos Park Hotel'de tatilin başka bir yüzünü gösteriyor.
Toplam Blog Yazısı: 208