Assos kıyısında gün batımına doğru denize baktığınızda, ufuk çizgisinin hemen üzerinde başka bir ülkenin varlığını çıplak gözle görebilirsiniz. Midilli Adası. Hava açıksa, gün batımı çökerken karşı kıyının ışıkları da tek tek belirmeye başlar. O an hissedilen şey yalnızca bir manzara estetiği değil, daha çok sınırda olma duygusudur.
Ege Denizi’nin iki yakası birbirine bakar, aradaki mesafe kısa ama anlamlı derindir. Bir adım ötede başka bir dil konuşulur, başka bir bayrak dalgalanır, fakat rüzgar aynı rüzgardır, deniz aynı tuzu taşır.
Assos kıyısından bakıldığında görünen o ada, aslında sandığınızdan daha yakındır. Midilli Adası'nın Türkiye'ye en yakın noktası kuzey ucudur ve Assos'a yaklaşık 5,7 deniz mili uzaklıktadır.
Assos’tan karşı kıyıya bakarken insanın zihninde şu soru belirir: Gerçekten ayrı mıyız?
Bu iki kıyı, yüzyıllar boyunca ticaretle, göçle, müzikle ve lezzetleriyle iç içedir. Balıkçı teknelerin rotası, taş evlerinin mimarisi… Hepsi birbirine akraba gibidir.
Behramkale sokaklarında dolaşırken gördüğünüz taş dokusu, Midilli’nin köylerinde de karşınıza çıkar. Zeytinyağı, mezesi, deniz ürünleri sofraları…Ortak bir yaşamın parçalarıdır.
Gece olduğunda karşı kıyının ışıkları daha belirgin hale gelir. Karanlığın içinden yükselen o küçük ışıklar, bir adanın yaşadığını hatırlatır. Belki bir kafede oturan insanlar, belki bir evin balkonunda içilen akşam kahvesi.
O ışıklara bakarken insanın içinde tuhaf bir yakınlık hissi doğar. Ulaşılabilir ama yine de uzakta. Tanıdık ama farklı.
Bu duygu Assos’un ruhuna çok yakışır. Çünkü Assos da tarih boyunca bir geçiş noktası olmuştur. Felsefenin, ticaretin, yolculukların kıyısı. Karşı kıyıyı görmek, aslında geçmişle bugün arasında bir köprü kurmaktır.
Ortak Kültür, Ortak Rüzgar
Ege’de sınırlar çizilmiş olabilir, ama kültür çizgi tanımaz. Aynı türküler farklı dillerde söylenir. Aynı denizden çıkan balık farklı mutfaklarda pişer. Bir tarih, bir komşuluk, bir ortak hafıza görürsünüz.
Assos’ta gün batımının muhteşem renklerine biraz daha anlam katar. Çünkü ufukta yalnızca güneş batmaz. İki kıyı arasındaki görünmez bağ da o ışıklarla birlikte kendini hatırlatır.
İşte tam bu manzaraya, bu sınıra yakınlık hissine en yakışan yerlerden biri Assos Park Hotel’ dir. Gün batımında denize karşı oturduğunuzda, Midilli’nin silüeti ufukta belirirken siz ne bir yere yetişmeye çalışırsınız ne de bir şey yapma telaşındasınızdır. Sadece bakarsınız.
Assos Park Hotel’ in kıyıya yakın, doğayla uyumu bu hissi çoğaltır. Akşam serinliği inerken rüzgar aynı rüzgardır, karşı kıyıya da size de aynı anda dokunur. Masanızda bir kadeh, kulağınızda denizin sesi, karşınızda başka ülkenin ışıkları… O an otelde olmanın anlamı, konaklamanın ötesine geçer.
Burada kalmak, Assos’un ‘sınırda olma’ duygusunu yaşamaktır. Ne tamamen bir yere ait olma zorunluluğu ne de uzaklaşma isteği… Sadece Ege’nin iki yakası arasında huzurlu bir tatil yapma imkanı.
Assos Park Hotel’ de geçirilen bir akşam, işte bu yüzden sadece bir gün batımı değildir. İki kıyıyı, iki kültürü ve ortak bir Ege tatilini yaşama ayrıcalığıdır.
Toplam Blog Yazısı: 161