Nisan Geldi: Assos Park Hotel Yeniden Açılıyor

Nisan Geldi: Assos Park Hotel Yeniden Açılıyor

Bazı yerle vardır, kapandığında bile tamamen kapanmış sayılmaz. Kış boyunca sessizleşir, yavaşlar, içine çekilir. Duvarlar soğur, bahçe dinlenir. Deniz her zamanki gibi orada olmaya devam ediyordu. Her şey biraz sessiz, biraz beklemede…

Nisan geldiğinde ise büyük bir açılış telaşıyla değil; usulca, acele etmeden… Kapılar açılır. Hava yumuşamaya başlamıştır artık. Atalarımızın dediği gibi; ‘Bahar gelince taş bile yeşerir’

Nisan Assos İçin tam olarak böyle bir aydır.

Kışın sert rüzgarları yerini daha yumuşak esintilere bırakır. Deniz hala serindir ama berraktır. Sabahları ferah, öğle saatleri güneşli, akşam üstleri ise uzundur. Kalabalık henüz gelmemiştir. Sahilde yürüyenler azdır, taş sokaklar sakindir.

Assos’ta bahar acele etmez.

Bir günde yaz gelmez. Zeytin ağaçları uyanır, yabani otlar yeşerir, deniz koyu maviden açık turkuaza doğru döner. Bu geçişler, Assos’u sevenlerin en çok sevdiği zamandır. Çünkü bu dönem, bölgenin en yalın ve en gerçek halidir.

Biz de tam bu geçiş zamanında, Nisan ayıyla birlikte Assos Park Hotel’ in kapılarını siz misafirlerimize yeniden açıyoruz.

Otel kış boyunca kapalıydı ama hareketsiz değildi. Bu aylar bizim için dinlenmekten çok hazırlanmaktı. Odalarda küçük tadilatlar yapıldı, ihtiyaç duyulan alanlar elden geçirildi. Bahçe budandı, toprak dinlendirildi. Kışın sert havasının bıraktığı izler tek tek toplandı. Odalar havalandırıldı, tekstiller yenilendi.

Büyük değişiklikler yapılmadı belki ama misafirlerimizin fark edeceği küçük dokunuşlar yapıldı. Daha rahat bir detay, daha sade bir görünüm, daha işlevsel bir alan. Çünkü bizim için konfor ve rahat hissetmeniz çok önemli.

Nisan’da Assos Park Hotel’ de kalmak, yazdan farklıdır. Daha sakindir. Daha kişiseldir. Sabahları kuş sesleri daha net duyulur. Denizin sesi daha belirgindir. Sahil yürüyüşleri sakindir.

Kadırga Koyu’nda sabah saatlerinde deniz neredeyse cam gibidir. Denize giremezsiniz belki uzun uzun bakmak istersiniz. Ayağınızın altındaki çakıl taşlarının sesi günün ilk ritmini belirler.

Gün içinde Behramkale’ye doğru kısa bir yürüyüş yapmak, Nisan ayının en güzel yanlarından biridir. Taş evlerin arasından süzülen ışık daha yumuşaktır. Köy kahvesinde içilen bir çay, şehirde içilen hiçbir şeye benzemez.

Assos’ta akşam üsteleri başka bir hal olur. Gün batımı kendini ağırdan alır. Gökyüzü yavaş yavaş renk değiştirir. Deniz koyulaşır. İnsan hiç konuşmadan saatlerce oturup seyredebilir.

Assos Park Hotel’ i Nisan’da tercih edilen miasfirlerimiz genellikle aynı şeyi söyler:

İyi ki kalabalıktan önce gelmişiz.

Çünkü yaz telaşı henüz başlamamıştır. Henüz sesler yükselmemiş. Her şey daha yalın, daha gerçek halindedir. Nisan ayı burayı ilk kez görenler için güçlü bir ilk izlenim; daha önce gelenler içinse bir hatırlamadır.

Bu bahar, kapılarımızı yeniden açarken amacımız yine aynı: Buraya gelen bütün misafirlerimiz birkaç günlüğüne bile olsa omuzlarındaki yükü biraz bırakabilmesi. Biraz yavaşlaması. Biraz kendine dönmesi.

Kış boyunca hazırlandık.

Nisan geldi.

Şimdi sıra kavuşmakta.

Assos Park Hotel baharla birlikte yeniden açıldı.

O zaman…

 Assos Park Hotel’ de bir mola.