Assos’a her gittiğimde, sanki ayaklarım otomatik olarak o taşlı patikalara yöneliyor dediğinizi duyar gibiyim. Behramkale’nin dar sokaklarından çıkıp antik kentin girişine vardığında, zihnindeki tüm sesle susuyor ve sadece doğa ve sen baş başa kalıyorsun. Burada yürüyüş yapmak sadece atım atmak değil, binlerce yıllık bir hikayenin içinde olmak gibi. Burada yürümek zamana karışmak gibi. Assos’ta yapılan trekking ve hiking rotaları tam olarak böyle bir deneyim sunar.
Bazı yerle vardır, kapandığında bile tamamen kapanmış sayılmaz. Kış boyunca sessizleşir, yavaşlar, içine çekilir. Duvarlar soğur, bahçe dinlenir. Deniz her zamanki gibi orada olmaya devam ediyordu. Her şey biraz sessiz, biraz beklemede…
Assos, yalnızca gündüzleri değil, geceleri de etkileyici bir coğrafyaya sahiptir. Şehir ışıklarından uzak konumu, yüksek rakımı ve açık ufku sayesinde Assos ve çevresi, yıldız gözlemi yapmak isteyenler için Kuzey Ege’nin en özel yerlerinden biridir. Özellikle yaz sonu ve sonbahar aylarında, ay ışığının az olduğu gecelerde gökyüzü neredeyse çıplak gözle izlenebilecek kadar net olur.
Evlilik yıldönümü kutlamaları zamanla değişir. İlk yıllarda daha heyecanlı, coşkulu ve romantik sürprizlerle dolu kutlanırken, yıllar geçtikçe daha sakin ve birlikte geçirilen kaliteli zamana odaklanılan bir hal alır.
Assos’a ilk kez gelenlerin çoğu benzer tepki verir. ‘Burası beklediğim gibi değil’ İşte Assos’a gelenlerin şaşırdığı 7 şey:
Assos Park Hotel, Kadırga Koyu’nda denize sıfır konumda yer alır. Sabah otelden çıktığımızda birkaç adım sonra kendinizi sahilde, denizin hemen yanında yürüyüş yaparken bulursunuz. 07:00 saatlerinde sahil neredeyse size aittir. Güneş henüz tam yükselmemiştir. Deniz cam gibidir. Hava hafif serin ama üşütmeyen bir hava vardır.
Toplam Blog Yazısı: 160