Çanakkale’de gezerken, denize bakarken ya da rüzgarı hissederken fark etmesen bile o hikayeler seninle birlikte yürür. Ve bu toprakların en bilinen hikayesi, mitoloji ile tarihin iç içe geçtiği bir anlatıdır.
Assos’taki felsefe geleneği yalnızca geçmişte kalmış değildir. Yaklaşık 26 yıldır düzenlenen felsefe buluşmaları, bu düşünsel mirasın günümüzde de devam ettiğini gösteriyor.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı olan, tarihin ve doğanın kucaklaştığı o büyülü noktaya, yani Behramkale’ye doğru bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Ege’nin kuzey kıyılarında, her köşesi tarih kokan bu kadim köy, sadece bir yerleşim yeri değil; aynı zamanda binlerce yıllık bir hikayenin günümüze yansımasıdır. Assos denildiğinde akla gelen ilk yer olan Behramkale, antik kentin tam kalbinde, sarp bir kayalığın üzerine kurulu, adeta zamana meydan okuyan bir mimariye sahiptir.
Prof. Dr. Nurettin Arslan ile Assos’un geçmişine, keşiflerine ve bilinmeyen yönlerine dair değerlendirmelerinde kentin yalnızca bir ören yeri değil; bütüncül bir şehir olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide; Assos’un bilinmeyen yönlerini, en heyecanlı keşifleri ve bu kadim kenti özel kılan detayları konuştuk.
Bazen tatil, sadece bir yer değiştirmek değil; biraz yavaşlamak biraz da kendimize dönmektir. İstanbul’un, Ankara’nın ya da herhangi bir şehrin gürültüsünden uzaklaşıp, denizin ve tarihin iç içe geçtiği o sakinliğe karışmak isterseniz, yolunuz bir şekilde Assos’a düşer.
Buraya ilk geldiğinizde bunu hemen anlamazsınız. Önce denizi fark edersiniz. Sonra rüzgarı. Ardından taş sokakları, zeytin ağaçlarını… Ama birkaç saat, belki bir gün geçtikten sonra fark edilen başka bir şey daha vardır. Zihniniz yavaşlamaya başlar.
Toplam Blog Yazısı: 160