Assos’a gelen herkesin ilk fark ettiği şey, buranın yalnızca bir tatil beldesi olmadığıdır. Taş sokaklar, zeytin ağaçları ve denize doğru açılan manzaralar arasında taş evler. Assos’un kalbi sayılan Behramkale köyünde dolaşırken, taş evlerin birbirine yaslanarak rüzgara karşı durduğunu görürsünüz. Bu evler gösterişten uzak ama karakterlidir. Her biri Assos’un sade anlayışını mimarisi ile de anlatır.
Assos denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak Athena Tapınağı, Antik Tiyatro ya da taş sokaklar gelir. Oysa bu kadim kentin etkileyici bir alanı daha vardır. Assos Nekropolü. Antik çağlarda ‘ölüler kenti’ olarak adlandırılan nekropol alanları, yalnızca defin yerleri değil aynı zamanda bir toplumun hayata, ölüme, sonsuzluğa bakışını anlatan sessiz tanıklardır. Assos Nekropolü bu anlamda, binlerce yıllık hikayeyi taşır.
Ezine peyniri, yalnızca bir kahvaltılık değil, sabırla, emekle yapılan bir lezzettir. Bugün sofralarımızda severek tükettiğimiz bu peynirin arkasında, aylar süren bir üretim süreci, aceleye gelmemesi.
Assos tatiliniz sırasında yalnızca deniz ve antik kentle sınırlı kalmayan, geçmişle bugün arasında bağ kuran yapılardan biri ise Behramkale Köprüsüdür. Ayvacık’tan Behramkale güzergahında, Tuzla Çayı üzerinde yer alan bu köprü, 14.yüzyıl bazı kaynaklar (15-17. Yüzyıllar arası deniyor ancak genel kabul 14. Yüzyıl ve Osmanlı Sultanı I. Murat (Murat Hüdavendigar) dönemi ile de ilişkilendiriliyor. Yüzyıllardır ayakta duran bu taş yapı, sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda Assos’un tarihini gözler önüne seriyor.
Assos Antik Kenti’nin en etkileyici yapılarından biri de Antik Tiyatro’dur. Athena Tapınağı’ndan aşağı doğru inildiğinde denize doğru inerken karlınıza çıkan bu yapı insanı adeta büyülüyor. Assos’un yalnızca bir yerleşim değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.
Çanakkale’nin doğal tarihi zenginlikleriyle öne çıkan Ayvacık ilçesine bağlı Assos bölgesi, Ege’nin kuzeyi hala doğallığını korumuştur. Antik taş sokakları, yüzyıllara meydan okuyan kalıntıları, zeytin ağaçlarıyla çevrili yolları ve berrak denizi ile bu bölgenin en güzel koyu şüphesiz ki Kadırga Koyudur. Kadırga Koyu, yalnızca uzun kumsalı ve temiz denizi ve kendiliğinden yetişen kum zambakları ile doğa tutkunları ile kendine hayran bırakır.
Toplam Blog Yazısı: 160