Modern hayatın temposu çoğu zaman fark etmeden bizi yorar. İnsan bazen gerçekten durmaya ihtiyaç duyar. İşte tam bu noktada son yıllarda dünyada giderek popülerleşen bir kavram devreye giriyor: ‘Orman Banyosu’
Assos’a ilk kez gelenlerin en çok söylediği cümlelerden biri genellikle şudur: Denizin rengi neden bu kadar turkuaz? Gerçekten de Assos ve özellikle Kadırga Koyu çevresinde denizin rengi, Türkiye’nin birçok sahiline göre daha açık, daha berrak ve turkuaza yakın tonlarda görünür. Bunun tek bir sebebi yoktur. Assos’un coğrafi yapısı, deniz tabanı, rüzgarlar ve bölgenin doğal yapısı bir araya gelerek bu özel rengi ortaya çıkarır.
Çoğumuz için sessizlik artık nadir bir durum. Evde televizyon açık. Sokakta trafik sesi. Telefonda bildirimler. Sosyal medyada sürekli bir akış… Günün sonunda yoruluyoruz ama neden yorulduğumuzu tam olarak anlamıyoruz. Çünkü bu fiziksel değil, zihinsel bir yorgunluk.
Assos’a ilk kez gelen birçok kişi bölgenin güzelliğini deniz, taş evler ve antik kentlerle anlatır. Athena Tapınağı’ndan görünen Ege manzarası, Behramkale’nin dar sokakları ya da Kadırga Koyu’nun berrak suyu gerçekten büyüleyicidir. Bu muazzam manzaraların yanı sıra doğanın sofraya uzanan hikayesi vardır.
Aralık ayı geldiğinde Assos bambaşka bir yere dönüşür. Yazın kalabalık olan Kadırga Koyu sessizleşir. Sahildeki şezlonglar toplanmıştır., restoranların bir kısmı kapanmıştır, sokaklarda artık yazın o hareketli adımlar yoktur. Rüzgar biraz daha sert eser, denizin rengi biraz daha koyulaşır.
Yoganın kökeni binlerce yıl öncesine, Hindistan’a kadar uzanıyor. Bugün ise dünyanın birçok yerinde milyonlarca insanın günlük hayatının bir parçası haline gelmiş durumda. Kimileri için bir egzersiz, kimileri için zihin sakinleştiren bir pratik… Ama çoğu kişi için yoga hayatın içinde kısa bir durma fırsatı.
Total Blog Posts: 160