1881'de Assos'a Gelen Arkeologlar İlk Olarak Ne Gördü?

1881'de Assos'a Gelen Arkeologlar İlk Olarak Ne Gördü?

Bugün Assos Antik Kenti'ni gezen biri, taş yolları takip ederek Athena Tapınağına ulaşabiliyor, Antik Tiyatro'nun basamaklarında oturabiliyor ya da limana inerek Ege Denizi'ni seyredebiliyor. Uzun yıllardır sürdürülen kazılar ve koruma çalışmaları sayesinde Assos, geçmişin izlerini bugüne taşıyan en önemli antik kentlerden biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 

Peki Bundan 145 yıl önce Assos Nasıldı?

1881 yılında bölgeye ilk bilimsel kazı ekibi, bugünkü gibi düzenlenmiş yürüyüş yolları, büyük bilgilendirme panoları veya büyük ölçüde ortaya çıkarılmış yapılarla karşılaşmadı. O dönemde Assos, doğanın büyük ölçüde taşların ve bitkilerin arasında yüzyılların sessizliğini koruyan antik bir yerleşim görünümündeydi. 

Bu yazıda yaklaşık bir buçuk asır öncesine kısa bir yolculuk yapacak, Assos'taki ilk bilimsel kazıların başladığı yıllarda araştırmacıların karşılaştığı manzarayı ve o günlerin heyecanını günümüze ulaşan bilgiler eşliğinde keşfedeceğiz. 

19. Yüzyılın sonlarında Assos'a ulaşmak bugünkü kadar kolay değildi. Bölgeye gelen araştırmacılar için yolculuk günlerce sürebiliyor, deniz ve kara ulaşımı birlikte kullanılıyordu. 

Kazılarda kullanılacak ekipmanların, ölçüm araçlarının ve diğer malzemelerin antik yerleşime ulaştırılmasının da dönemin ulaşım koşulları düşünüldüğünde oldukça zahmetli olduğu tahmin edilebilir. Bugün birkaç dakikada çıkılan eğimli yollar, o yıllarda çok yorucu bir süreç anlamına geliyordu. 

Kazı çalışmalarına başlamadan önce bile ciddi bir hazırlık yapılması gerektiği düşünüldüğünde, Assos'taki ilk bilimsel araştırmaların ne kadar büyük bir emek gerektirdiğini anlamak zor değildir. 

İlk Karşılaştıkları Manzara Nasıldı?

İlk kazılara ilişkin kayıtlar ve dönemin yayınları incelendiğinde, araştırmacıların büyük ölçüde doğanın örttüğü bir antik kentle karşılaştıkları anlaşılmaktadır. Birçok yapı henüz tamamen ortaya çıkarılmış değildi. Bazı duvarlar yalnızca birkaç sıra taş halinde görülebiliyor, bazı bölümler ise toprak ve bitki örtüsünün altında kalıyordu. Buna rağmen araştırmacılar, yüzeyde görülebilen mimari kalıntılar sayesinde kentin genel yerleşim i hakkında önemli ipuçları elde etmeye başlamıştı. Bugün ziyaret ettiğimiz tiyatro, agora ve surların bazı bölümleri ise o yıllarda çok daha farklı bir görüntüye sahipti.  

Assos'un Konumu 

Kazı ekibinin dikkatini çeken en önemli ayrıntılardan biri, Assos'un bulunduğu coğrafi konumdu. 

Assos, denize hakim yüksek bir kaya kütlesi üzerine kurulmuştu. Bu yalnızca etkileyici bir manzara sunmuyor, aynı zamanda antik çağda savunma açısından neden tercih edildiğine dair önemli ipuçları da veriyor. 

Yukarıdan bakıldığında Ege Denizi'nin geniş bir bölümü görülebiliyor, aşağıdaki antik liman ise kentin denizle kurduğu ilişkinin önemli bir parçası olarak dikkat çekiyordu. 

Araştırmacılar için bu manzara, Assos'un yalnızca güzel bir yerleşim değil, aynı zamanda bulunduğu konum sayesinde stratejik bir kent olduğunu düşündüren ayrıntılardan biriydi. 

Ölçtüler, Çizdiler, Fotoğrafladılar

1800'lü yıllarda arkeoloji bugünkü teknolojik imkanlara sahip değildi. Drone yoktu. Lazer tarayıcılar yoktu. Bu nedenle araştırmacılar gördükleri her ayrıntıyı büyük bir özenle kayıt altına almaya çalışıyordu. Yapıların planları elle çiziliyor ve mümkün olan alanlar dönemin teknikleri ile belgeleniyordu. 

Bir Taşın Yeri Bile Önemli 

Arkeolojik kazılar yalnızca eser bulmaktan ibaret değildir. Bir taşın bulunduğu yer, hangi tabakada yer aldığı, çevresindeki diğer buluntular ve konumu bile bilimsel açıdan önemli bilgiler sunabilir. İlk kazı ekipleri de bu anlayış ile çalışıyorlardı. Buldukları mimari parçaları yalnızca ortaya çıkarmıyor, mümkün olduğunca ayrıntılı bir biçimde kayıt altına alıyorlardı. Böylece ilerleyen yıllarda yapılacak araştırmalar için bir temel oluşturmayı amaçlıyorlardı. 

Bugün Assos'ta sürdürülen kazılarda kullanılan teknolojiler çok daha gelişmiş olsa da ayrıntılı kayıt tutma anlayışı hala arkeolojinin temel ilkelerinden biri olmayı sürdürüyor. 

Kazılar Sadece Toprağı Değil, Tarihi de Gün Yüzüne Çıkardı 

Kazılar ilerledikçe Assos'un yalnızca birkaç yapıdan oluşmadığı daha iyi anlaşılmaya başladı. 

Kentin farklı dönemlerde geliştiği, uzun yıllar boyunca yaşamın sürdüğü ve birçok medeniyetin izlerini taşıdığı ortaya çıktı. 

Bulunan sütun başlıkları, yazıtlar, mimari parçalar ve günlük yaşama ait buluntular sayesinde Assos'un geçmişine dair bilgiler her geçen yıl biraz daha arttı. 

Elbette bugün bildiklerimizin tamamı yalnızca 1881 yılındaki çalışmaların sonucu değildir. Daha sonraki yıllarda farklı bilim insanları tarafından sürdürülen kazılar da Assos'un tarihine yeni bilgiler eklemeye devam etti ve bu çalışmalar hala günümüzde de sürdürülmektedir. 

O Günkü Assos ile Bugünkü Assos Arasında Ne Fark Var?

1881 yılında Assos'a gelen bir araştırmacı bugün aynı bölgeyi yeniden görebilseydi muhtemelen birçok değişiklik fark ederdi. 

Artık pek çok yapı görünür durumda. 

Kazı alanları koruma altına alınmış durumda. 

Yollar düzenlemiş. 

Bilgilendirme panoları sayesinde ziyaretçiler yapılar hakkında daha fazla bilgi sahibi oluyor. 

Değişmeyen ayrıntıları ise; Athena Tapınağı'nın bulunduğu tepe hala aynı rüzgarı hissediyor. Ege Denizi aynı ufka uzanıyor. Taşlar gün boyunca ışığa göre farklı renklere bürünüyor. Ve Assos, geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kurmaya devam ediyor. 

Assos'u Gezerken Bu Hikayeyi Hatırlamak 

Assos'u gezerken çoğu zaman günümüz sütunlara taş duvarlara ya da eşsiz manzaraya takılırız. Oysa bulunduğumuz yerde yaklaşık 145 yıl önce çalışan ilk bilim insanlarının da aynı taşlara dikkatle baktığını düşünmek gezimize bambaşka bir anlam katar. 

Belki bugün yürüdüğümüz patikaların yakınında ilk ölçümler yapıldı. 

Belki bugün fotoğraf çektiğimiz noktada ilk çizimler hazırlandı. 

Belki de bugün birkaç dakikada geçtiğimiz bir alan, o yıllarda günlerce süren emekle kayıt altına alındı. 

Assos'un büyüsü yalnızca binlerce yıllık geçmişinde değil, bu geçmişi sabırla ortaya çıkarmaya çalışan insanların bıraktığı izlerde de saklıdır. 

Yararlanılan Kaynaklar 

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi - Assos Arkeolojik Alanı

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı - Assos Arkeolojik Alanı

Assos Kazıları Bilimsel Yayınları

1881 - 1883 Amerikan Arkeoloji Enstitüsü Assos Kazıları