Assos'a ilk kez geldiğinizde yapılacaklar az çok bellidir.
Athena Tapınağı'nı görmek, Behramkale'nin taş sokaklarında yürümek. Antik Kent'i gezmek, Antik Liman'a inmek, Kadırga Koyu'nun deniziyle tanışmak...
İlk geliş biraz merakla geçer.
''Şurası neresi?'', ''Buradan nereye gidiliyor?'', ''Gün batımını nerede izleyelim?'', ''Yarın nereyi görelim?''
Peki ya Assos'a ikinci kez geliyorsanız?
İşte o zaman işler biraz değişir.
Çünkü artık önünüzde görülmesi gereken yerlerin uzun bir listesi yoktur. Athena Tapınağı'nın nerede olduğunu biliyorsunuzdur. Behramkale'nin taş sokaklarını daha önce yürümüşsünüzdür. Antik Liman'ı görmüş, Kadırga Koyu'nda denize girmişsinizdir.
Bu kez Assos'u keşfetmeye değil, belki de özlediğiniz bir yere geri dönmeye gelmişsinizdir.
Ve bana kalırsa Assos'un asıl güzel tarafı da biraz burada başlar.
Bu Kez Sabahı Kaçırmayın
İlk tatilde sabah erken kalkmak pek cazip gelmeyebilir. Sonuçta tatildesinizdir. Alarm kurmamak, biraz daha uyumak istersiniz.
Ama Assos'a ikinci gelişinizde bir sabah erken kalkmayı deneyin.
Özellikle Kadırga Koyu'nda gün henüz tam hareketlenmeden yapılan kısa bir yürüyüş, öğle saatlerinde gördüğünüz Assos'tan oldukça farklıdır.
Deniz daha sakindir. Sahil henüz kalabalıklaşmamıştır. Güneş yükselmeye yeni başlamıştır.
O saatte yapmanız gereken özel bir şey de yok aslında.
Yürüyün.
Bir kahve için.
Denize bakın.
İsterseniz sabahın ilk saatlerinde yüzün.
Çünkü ikinci Assos tatilinde mesele, bir günde kaç yer gördüğünüz değil, bulunduğunuz yerde ne kadar kalabildiğinizdir.
Athena Tapınağı'na Bir Kez Daha Çıkılır mı?
Çıkılır.
Hatta belki ikinci kez çıkmak, ilkinden daha güzeldir.
İlk ziyaretinizde gözünüz ister istemez sütunlardadır, antik kentin kalıntılarındadır, fotoğraf çekmektedir. Oysa ikinci kez gittiğinizde acele etmeniz gerekmez.
Biraz daha uzun olabilirsiniz.
Athena Tapınağı'nın bulunduğu akropol, Edremit Körfezi'ne hakim konumuyla Assos'un en etkileyici manzara noktalarından biridir. Burada yalnızca binlerce yıllık bir yapının kalıntılarına değil, geniş bir Ege manzarasını da izlersiniz.
Bu defa fotoğrafınızı çekip hemen dönmeyin.
Bir yerde durun ve manzaraya gerçekten bakın. Bırakın manzara sizi içine çeksin.
Çünkü bazı yerler ilk ziyaretinizde görülür, ikinci ziyaretinizde fark edilir.
Assos da onlardan biri olabilir.
Kadırga Koyu'nda Bu Kez Denize Girip Çıkmayın
İlk gelişte Kadırga Koyu çoğu kişinin tatil programındaki duraklardan biridir. Denize girilir, biraz güneşlenilir ve ardından başka bir yere geçilir. İkinci gelişte ise Kadırga'yı günün tamamı olarak yaşayabilirsiniz.
Sabah denizi başka, öğleden sonra başka, güneş yavaş yavaş alçaldığında ise kıyının havası bambaşka. Bütün gün boyunca sahilde kalmak belki ilk bakışta sıkıcı gibi düşünülebilir. Ama Assos'a ikinci kez gelmenin farkı tam olarak budur. Artık sürekli yeni bir şey görmeye ihtiyacınız yoktur. Sevdiğiniz bir şeyi yeniden yaşarsınız.
Akşam Yemeğinde Acele Etmeyin
Assos park Hotel'in akşam sofraları belki de günün en keyifli saatleridir. Gün boyunca denizde yüzmüş, güneşte vakit geçirmiş, belki çevreyi gezmişsinizdir. Akşam olduğunda sofraya oturmanın tadı da başka olur.
Masaya önce Ege mutfağının sevilen zeytinyağlıları, mevsim sebzeleri ve taze salataları gelir. Ardından deniz kenarında olmanın hakkını veren balıklar, özenle hazırlanan sıcaklar ve tatlılar...
Bir tabak biter, hemen kalkılmaz. Sohbet devam eder. Biraz daha salata alınır, masadaki zeytinyağlılardan yeniden tadılır. Ardından çay ya da kahve gelir. Hava yavaş yavaş kararırken günün en uzun sohbetleri yapılır.
Ve günün sonunda en çok hatırladığınız şey, o gün gittiğiniz bir yer değil, o sofrada konuştuğunuz bir konu olur.
Belki de Aynı Odayı Bile İstersiniz
Bir yere tekrar gitmenin tuhaf ve güzel bir tarafı vardır.
İnsan bazen yenisini değil, bildiğini ister.
Daha önce oturduğu masayı, sabah kahvesini içtiği köşeyi, hatta eğer mümkünse kaldığı odayı...
Assos Park Hotel'e tekrar gelen misafirler için de tatilin hissi biraz böyle olabilir.
Kadırga Koyu'nda denize sıfır bir yerde uyanmak, bahçedeki zeytin ağaçlarının arasından geçmek, sabah denize yürümek, günün bir kısmını havuz başında geçirmek.
İlk gelişte bunların hepsi yenidir.
İkinci gelişte ise hepsi tanıdık.
Ve bazen tatilde tam da aradığımız şey tam olarak budur.
Sanırım bazı yerlere tekrar gitmemizin nedeni de bu.
İlk yolculukta bir yeri keşfederiz.
İkincisinde neden geri dönmek istediğimizi anlarız.
Toplam Blog Yazısı: 213