Babakale, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı küçük bir köy (nüfus yaklaşık 500 civarı) Türkiye’nin en batı yerleşimlerinden biri. Asya’nın en uç noktası. Çanakkale merkeze yaklaşık 110 km, Ayvacık’a 52 km ve Assos’a sadece 30 kilometre mesafededir.
Babakale Kalesi, Anadulu’ da Osmanlı’nın inşa ettiği son kalelerden biri olarak bilinir. III. Ahmet döneminde, 1720’li yıllarda Kaptanı-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır.
O dönemde Ege Denizi’nde artan korsan saldırıları, bölge halkı ve deniz ticareti için ciddi bir tehdit oluşturuyordu. Kale hem kıyı güvenliğini sağlamak hem de deniz ticaretini kontrol altında tutmak amacıyla inşa edilmiş.
Yapımında ise Assos’un dayanıklı taşları kullanıldı. Bugün hala dimdik ayakta duran Babakale Kalesi, yalnızca bir savunma kalesi değil; deniz kültürünün ve Osmanlı deniz stratejisinin güçlü bir simgesidir. Limanın üzerinde yükselerek hala köyü koruyormuş hissi verir.
Denizle Şekillenen Bir Zanaat Babakale Bıçağı:
Babakale denince akla sadece liman gelmez. Bir de çekiç, sesi gelir.
Köy, yüzyıllardır süren bıçak ustalığıyla tanınır.
Babakale bıçağı, tamamen el yapımı ve geleneksel yöntemlerle üretilen nadir bir zanaat ürünü. Köy yüzyıllardır süren bıçak ustalığı ile tanınır. Babakale bıçağı seri üretim değildir. Ateşte ısıtılır, örs üzerinde dövülür, su verilerek sertleştirilir. Sap için ise gümüş işlemeli ahşap veya kemik tercih edilir. Avuca oturur ve tuzlu suya dayanaklıdır. Üzerine ustanın imzası veya ‘Babakale’ damgası vurulur. Tamamen el emeği olduğu için her bıçak benzersiz bir şekilde yapılır.
Bu bıçaklar en çok kimlerin elindedir biliyor musunuz?
Balıkçıların.
Ağ keserken, ip çözerken, balık temizlerken… Tuzlu suya dayanıklı, sağlam ve güvenilir bir bıçak gerekir. Deniz affetmez, işe yaramayanı hemen belli eder. Bu yüzden Babakale bıçağı gösterişli değil, işlevseldir.
Bir bıçaktan fazlasıdır.
Denizin testinden geçmiş bir zanaattır.
Sabah Limanında
Güneş yükselirken liman canlanır.
Martılar gökyüzünde sanki dans eder.
Bir tekne açılır, bir diğeri döner.
Liman kahvesinden mis gibi çay kokusu gelir.
Babakalede de sabah aceleyle başlamaz yavaş ama köklü başlar.
Buradan alınan bir Babakale bıçağı, sadece bir eşya değil, bir emeğin, deniz kültürünün hatırasıdır.
Assos’a Uzanan Huzur
Babakale’ den yola çıkıp yalnızca 30 kilometre sonra Assos’a ulaşırsınız.
Taş evler, antik kentler, zeytin ağaçları…
Ve denize sıfır konumuyla Assos Park Hotel.
Sabah denize karşı kahvenizi içerken denizde gördüğünüz küçük balıkçı tekneleri belki de Babakale’ den çıkmıştır.
Son Söz
Assos Park Hotel’ de konaklarken bir gününüzü Babakale’ ye ayırabilir. Kaleyi gezebilir, limanda yürüyebilir, bir ustanın atölyesini ziyaret edebilirsiniz.
Dönüşte valizinize koyduğunuz o bıçak, sadece bir bıçak değil. Babakale’ den getirdiğin bir parça hatıra.
Bazı yerler fotoğrafla hatırlanır.
Bazı yerler yaşadığınız bir anıyla.
Babakale ve Assos ise hikayesiyle hatırlanır.
Ve o hikayenin içinde bir liman, bir kale ve bir bıçak mutlaka vardır.
Toplam Blog Yazısı: 86