Assos’ta yaz tatili planlayan birçok kişinin aklında benzer bir soru olur. Assos’a gitmek istiyoruz ama rezervasyonu ne zaman yapmak gerekir? Assos, Türkiye’deki birçok tatil bölgesinden biraz farklıdır. Büyük otellerin, yüzlerce odalı tatil köylerinin olduğu bir yer değildir. Daha çok küçük oteller, taş evler ve butik konaklama yerleri vardır. Bu yüzden özellikle yaz aylarında rezervasyonlar oldukça hızlı dolabilir.
Son yıllarda dünyada yeni bir yaşam ve çalışma şekli ortaya çıktı. Dijital göçebelik. İnternet bağlantısı olan her artık bir ofise dönüşebiliyor. Yazılımcılar, tasarımcılar, içerik üreticileri, danışmanlar ve uzaktan çalışan birçok profesyonel artık büyük şehirlerin yoğun temposu yerine daha sakin, ilham veren yerleri tercih ediyor.
Assos’a ilk kez gelen birçok kişi bölgenin güzelliğini deniz, taş evler ve antik kentlerle anlatır. Athena Tapınağı’ndan görünen Ege manzarası, Behramkale’nin dar sokakları ya da Kadırga Koyu’nun berrak suyu gerçekten büyüleyicidir. Bu muazzam manzaraların yanı sıra doğanın sofraya uzanan hikayesi vardır.
Assos’a gelenlerin çoğu ilk olarak denizi fark eder. Masmavi Ege, taş evler, Athena Tapınağı’nın silueti… Ama biraz dikkatli baktığınızda bu gölgenin gerçek sahipleri aslında zeytin ağaçlarıdır.
Aralık ayı geldiğinde Assos bambaşka bir yere dönüşür. Yazın kalabalık olan Kadırga Koyu sessizleşir. Sahildeki şezlonglar toplanmıştır., restoranların bir kısmı kapanmıştır, sokaklarda artık yazın o hareketli adımlar yoktur. Rüzgar biraz daha sert eser, denizin rengi biraz daha koyulaşır.
Yoganın kökeni binlerce yıl öncesine, Hindistan’a kadar uzanıyor. Bugün ise dünyanın birçok yerinde milyonlarca insanın günlük hayatının bir parçası haline gelmiş durumda. Kimileri için bir egzersiz, kimileri için zihin sakinleştiren bir pratik… Ama çoğu kişi için yoga hayatın içinde kısa bir durma fırsatı.
Toplam Blog Yazısı: 178