Türkiye’nin tarihindeki en önemli günlerden biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı, yalnızca bir askeri zaferin yıldönümü değildir. Bu tarih, bir milletin özgürlüğe olan inancının, bağımsız yaşama iradesinin ve kararlılığının simgesi haline gelmiştir. 1922 yılında Büyük Taarruz’ un zaferle sonuçlanması, Anadolu’nun kaderini değiştiren ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden yolu açan en önemli dönüm noktalarından olmuştur.
Ege mutfağı denildiğinde çoğu kişinin aklına zeytinyağı, deniz ürünleri ve otlar gelir. Ancak bu bölgenin bir de doğal ve ferahlatıcı içecekleri olan, özellikle yaz aylarında sıkça tüketilen koruk suyu ve karadut suyu vardır.
Assos yalnızca antik kenti ve Kadırga Koyu ile bilinen bir yer değildir. Bölgenin diğer güzellikleri küçük köylerde saklıdır. Kaz Dağlarının eteklerinde ve Ege kıyılarında yer alan bu köyler farklı manzaralar ve farklı yaşam ritimleri sunar.
Assos yalnızca gündüzleri etkileyici bir yer değildir. Güneş battığında bölge bambaşka bir atmosfere bürünür. Denizin üzerinde esen hafif rüzgar, zeytin ağaçlarının arasındaki sessizlik ve gökyüzünde beliren yıldızlar Assos gecelerini oldukça özel kılar.
Ege kıyılarında balık yalnızca bir ana yemek değildir. Bazen sofranın en değerli başlangıcı, bazen de deniz kültürünün en güçlü temsilcisidir. Assos ve çevresinde yıllardır yapılan iskorpit çorbası da bu geleneğin en özel lezzetidir. Dış görünüşü dikenli ve sert olan iskorpit balığı, doğru şekilde hazırlandığında oldukça aromatik ve güçlü bir çorba ortaya çıkarır. Bu yüzden Ege kıyılarındaki balıkçı sofralarında iskorpit çorbasının ayrı bir yeri vardır.
Assos’ta Ağustos ayı; güneşli ama bunaltıcı olmayan, hareketli ama hala huzurlu kalabilen bir yaz demektir. Sabah erken saatlerde deniz berrak ve sakindir. Öğle saatlerinde Ege’nin o meşhur meltemi esmeye başlar. Akşam üstü ise güneş yavaş yavaş yumuşamaya başlar ve kıyı altın tonlara bürünür.
Toplam Blog Yazısı: 214