Kış bazı yerleri sessizleştirir, bazı yerleri ise gerçek haline döndürür. Assos kış gelince kapanan değil sadeleşen yerlerden biridir. Yazın kalabalıkla paylaşılan manzara, kışın neredeyse yalnızca sana kalır. Rüzgar, deniz ve taş ilk kez bu kadar net olur. Bu yüzden Assos’ta kış, bir mevsim değil, bir hal değişimidir.
Bazı yerler vardır; anlatılmak ister. Bazı yerler vardır anlatılmaz, izlenir. Assos, işte tam olarak anlatılmaz izlenir. Taş sokakları, rüzgarı, zeytin ağaçlarının gölgesi ve denize doğru ağır ağır inen ışığıyla kamera gelemden sahne gibi durur. Belki de bu yüzden son yıllarda birçok film ve dizinin yolu buradan geçer. Setler kurulur, sahneler çekilir, ekipler dağılır… Ama Assos, rolünü hiç bırakmaz hep aynı yerde bekler.
Bazı yerler vardır; gezilir, fotoğrafı çekilir, anlatılır. Bazı yerler insana içten içe şunu söyler: Burada yaşanılır… Bu cümle çoğu zaman bilinçli olarak söylenmez. Bir anda içimizden gelir. Bir sabah kahvenizi içerken, Athena Tapınağından gün batımı manzarasına bakarken ya da hiçbir şey yapmadan.
Evlilik yıldönümü kutlamaları zamanla değişir. İlk yıllarda daha heyecanlı, coşkulu ve romantik sürprizlerle dolu kutlanırken, yıllar geçtikçe daha sakin ve birlikte geçirilen kaliteli zamana odaklanılan bir hal alır.
Bazı kapılardan içeri adım attığınızda zaman yavaşlar. Gürültü, yorgunluk geride kalır, omuzlar fark etmeden gevşer. Assos Park Hotel’ in kapısından içeri girdiğinizde hissedeceğiniz duygu tam olarak budur. Burada sizi yalnızca bir otel değil, sakinlik doğa içten bir misafirperverlik karşılar.
Assos’a gelen herkesin ilk fark ettiği şey, buranın yalnızca bir tatil beldesi olmadığıdır. Taş sokaklar, zeytin ağaçları ve denize doğru açılan manzaralar arasında taş evler. Assos’un kalbi sayılan Behramkale köyünde dolaşırken, taş evlerin birbirine yaslanarak rüzgara karşı durduğunu görürsünüz. Bu evler gösterişten uzak ama karakterlidir. Her biri Assos’un sade anlayışını mimarisi ile de anlatır.
Toplam Blog Yazısı: 179