Assos çevresinde akşam yemekleri uzun sürer. Kimse hızlı hızlı yemez. Sofra kurulduktan sonra aceleyle yemeği yiyip kalkmak gibi bir alışkanlık yoktur. Bu da yemeğin tadını fark etmeyi kolaylaştırır. Assos Park Hotel’ de akşam yemeği, bu sakinliğin bir uzantısı gibidir. Menüde gösterişten çok sadelik ön plandadır. Taze ürünler, yerel tatlar ve mevsime göre değişen yemekler masaya gelir.
Bazı yerler vardır; gezilir, fotoğrafı çekilir, anlatılır. Bazı yerler insana içten içe şunu söyler: Burada yaşanılır… Bu cümle çoğu zaman bilinçli olarak söylenmez. Bir anda içimizden gelir. Bir sabah kahvenizi içerken, Athena Tapınağından gün batımı manzarasına bakarken ya da hiçbir şey yapmadan.
Son misafir uğurlanır. Taş avludan ayak sesleri çekilir. Bir süre sonra rüzgarın sesi daha net duyulur. Deniz hala mavi ama suyu artık daha da soğuk, havuz kenarındaki minder toplanmaya başlar.
Assos’a ilk kez gelenlerin çoğu benzer tepki verir. ‘Burası beklediğim gibi değil’ İşte Assos’a gelenlerin şaşırdığı 7 şey:
Ezine peyniri, yalnızca bir kahvaltılık değil, sabırla, emekle yapılan bir lezzettir. Bugün sofralarımızda severek tükettiğimiz bu peynirin arkasında, aylar süren bir üretim süreci, aceleye gelmemesi.
Assos denildiğinde akla ilk olarak taş sokaklar, antik kalıntılar masmavi bir deniz gelir. Oysa bu mükemmel coğrafyanın sunduğu güzellikler gözle görünenlerle sınırlı değildir. Assos’un havasında, toprağında ve rüzgarında saklı başka bir zenginlik daha vardır. Aromatik tatlar…Ve tam bu noktada karşımıza oldukça şaşırtıcı bir lezzet çıkar, otlu dondurma
Toplam Blog Yazısı: 178