Assos tarihi ve kulturel miras
Assos tatiliniz sırasında yalnızca deniz ve antik kentle sınırlı kalmayan, geçmişle bugün arasında bağ kuran yapılardan biri ise Behramkale Köprüsüdür. Ayvacık’tan Behramkale güzergahında, Tuzla Çayı üzerinde yer alan bu köprü, 14.yüzyıl bazı kaynaklar (15-17. Yüzyıllar arası deniyor ancak genel kabul 14. Yüzyıl ve Osmanlı Sultanı I. Murat (Murat Hüdavendigar) dönemi ile de ilişkilendiriliyor. Yüzyıllardır ayakta duran bu taş yapı, sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda Assos’un tarihini gözler önüne seriyor.
Assos Antik Kenti’nin en etkileyici yapılarından biri de Antik Tiyatro’dur. Athena Tapınağı’ndan aşağı doğru inildiğinde denize doğru inerken karlınıza çıkan bu yapı insanı adeta büyülüyor. Assos’un yalnızca bir yerleşim değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.
Assos denildiğinde akla gelen ilk simge, hiç kuşkusuz Athena Tapınağıdır. Antik kentin en yüksek noktasında, Ege Denizi’ne hakim bir konumda yükselen bu yapı yalnızca Assos’un değil, Anadolu’ nunda en önemli arkeolojik miraslarından biridir.
Babakale, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı küçük bir köy (nüfus yaklaşık 500 civarı) Türkiye’nin en batı yerleşimlerinden biri. Asya’nın en uç noktası. Çanakkale merkeze yaklaşık 110 km, Ayvacık’a 52 km ve Assos’a sadece 30 kilometre mesafededir.
Assos Antik Kenti denildiğinde akla ilk olarak Antik Yunan kalıntıları gelir. Ancak bu kadim şehir yalnızca Helenistik ve Roma döneminde ait değildir. Assos’un kalbinde, taş sokakların arasında yükselen bir yapı vardır ki, bu toprakların Osmanlı dönemine uzanan hikayesini anlatır, Hüdavendigar Camii.
Assos denildiğinde çoğu kişinin aklına Athena Tapınağı ya da eşsiz gün batımı manzarası gelir. Oysa bu kadim kentin en dikkat çekici hazinelerinden biri, toprağın altında yüzyıllarca beklemiş olan Assos lahitleridir.
Toplam Blog Yazısı: 170